|
"Allah (c.c.ya inandım, de. Sonra da dosdoğru ol
"(1)
Müslüman, hem doğru olmalı hem de doğrularla beraber olmalıdır. Yüce
Rabbimiz: "Ey inananlar! Allah (c.c.)'tan sakının ve özünde, sözünde,
işinde doğru olanlarla beraber olun."(9 Tevbe, 119) emrini vermiştir.
Doğrular birlikte hareket etmezlerse, dürüstlükten uzaklaşabilirler veya
doğru olmayanlar güçlü ve etkili duruma gelebilirler. Onun için her ne
pahasına olursa olsun, Müslümanlar doğru olmalı ve doğru kalmalıdırlar.
Gerçi Yunus Emre, halkın doğrulara karşı tavrını şöyle tarif etmiş:
"Doğru olsam ok gibi,
Yabana atarlar beni.
Eğri olsam yay gibi,
El üstünde tutarlar beni."
"Doğruyu dokuz köyden kovarlar." diye bir söz var! Dokuz köyden kovulma
pahasına da olsa doğru dürüst olunmalıdır. Zira dünyada da ahirette de
kazanacak olanlar doğru olanlardır.
Sözümüzde, özümüzde, işimizde doğru, güvenilir olmalıyız. Zira Rabbimiz
böylelerini över ve sever:
"Ücretli olarak istihdam ettiklerinin en hayırlısı kuvvetli ve güvenilir
olanıdır. "(28 Kasas, 26)
Gelelim öykümüze:
Bir zamanlar, ülkelerin birinde yaşlı bir kral varmış. Bu kralın çocuğu
olmamış. Yaşlandıkça kendi yerine kimi bırakacağını düşünmeye başlamış.
İyilik sever, dürüst, doğruluktan ve doğrulardan sapmayan biri
kendisinden sonra kral olsun istiyormuş. Bunun için şöyle bir yol
izlemiş:
Adamları, ülkedeki bütün erkek çocuklarına birer çiçek tohumu dağıtmış.
Kral da bu tohumlardan çıkacak çiçekler
arasında hangisi en güzel olursa, kendisinden sonra onun kral olacağını
ilan etmiş.
Bu çocuklardan biri, kralın verdiği o tohumu saksıya dikmiş. Ama uzun
bir süre beklemesine rağmen saksıda çiçek bitmemiş. Annesi, belki yanlış
bir saksıya diktiği için çıkmayabileceğini söyleyince de, tohumu yeni
bir saksıya, başka bir toprağa dikmiş. Ama nafile, yine bir bitki
yetişmemiş, çiçek açmamış.
Sonunda kralın söylediği gün gelmiş. Ülkenin bütün çocukları ellerinde
rengarenk, birbirinden güzel çiçeklerle kraliyet
sarayının önünde sıraya dizilmişler. Elinde çiçek olmayan, yalnızca o
çocuk varmış. O, elinde boş saksı öylece duruyormuş.
Kral, çocukları tek tek dolaşmış, çiçeklerine bakmış, kimini bir iki
güzel sözle övmüş ama yoluna devam etmiş. Kralın verdiği tohumu dikip
hiçbir çiçek yetiştiremeyen çocuğun yanına gelince, onun boş saksısına
bakıp:
"Çocuğum! Senin saksında çiçek yok ki!" demiş. O çocuk ağlamaklı bir
sesle:
"Evet kralım. Maalesef benim tohumum bitmedi." diye cevap vermiş. Bu
cevap üzerine yaşlı kral küçük çocuğu kucaklamış ve bundan sonra
kendisini evlat edineceğini, kendisinden sonra da onun kral olacağını
duyurmuş.
Meydanda yarışmanın sonucunu bekleyenler, bu işe bir anlam verememişler.
Bunca güzel çiçek varken, nasıl olur da saksısı boş olan bir çocuk
veliaht ilan edilir, diye birbirlerine sormadan edememişler. Halkın
merakını Kral şu açıklamayla gidermiş:
"Benim dağıttığım çiçek tohumlarının hepsi daha önce sıcak sudan
geçirilmişti. Yani hiçbirinden çiçek çıkma ihtimali yoktu. Ama sadece bu
çocuk bana gerçeği olduğu gibi anlattı, işte bu yüzden benden sonra kral
o olacak."
İşte böyle sevgili dostlar! Dünyada da ahirette de kazanacak olan doğru
olanlardır. Onun için sevgili Peygamberimiz: "Dürüst ve güvenilir tüccar
Peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir." (2)buyurmuştur.
Sakın menfaatimiz için yalana, dolana, hileye tenezzül etmeyelim. Nokta
kadar menfaat için virgül kadar eğilmeyelim. Doğruluk imanın gereğidir.
Kaynaklar:
1.Müslim, İman 62. Ahmed, Müsned 3/413, 4/ 385.
2.İbni Mace, Ticârât 1. Tirmizi, Büyü 4. Darimi, Büyü 8.
|