|
"Davranışlara değer kazandıran niyetlerdir."(1)
Dinimize göre "Ameller niyetlere göredir." Kişiler bir işi hangi niyetle
yaparsa, sonuç da o niyete göre ortaya çıkar. Niyeti hayırlı olan iş
mutlaka hayır ile sona erer. Art niyetle, bozuk düşünceyle yapılan işler
ise o insanın bozuk niyetini, samimiyetsizliğini, riyakârlığını,
menfaatçiliğini gösterir. Bakınız bu öykülerimizde nasıl ortaya çıkıyor:
Çevrede inceleme yapan zamanın sultanının yolu, bir nar bahçesine düşer.
Bahçe sahibi gelen misafire nar ikram eder. Narlar, sultanın hoşuna
gider, içinden :
"Bu bahçeyi sahibinin elinden alayım, düşüncesini geçirir. Bahçe
sahibinden bir nar daha ister. Bu kez, aynı ağaçtan alınan nar, zehir
gibi acı gelir.
Sultan sorar, mal sahibine:
"Aynı ağaç, aynı nar nasıl oluyor da birisi tatlı, diğeri acı.
Bahçe sahibi gülerek cevaplar soruyu:
"Sultanım! Ağaç aynı, ama niyet aynı değil. Siz içinizdeki niyeti
değiştirdiniz, nar da değişti."
İnsanlar; niyetlerini düzgün tutmalı, iyi niyetli olmalı, niyetini
bozmamalıdır. Yaptıkları işlerde de Allah (c.c.)'ın rızasını
unutmamalıdır.
Vaktiyle bir derviş, bir ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş,
yatsıya yakın evine döndü. Hanımından mümkünse kendisi için sofra
hazırlamasını istedi. Hanımı:
"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:
"Sorma, çokyersem, arkamdan 'İyi derviş değilmiş.' diye konuşmalarından
korktum, pek bir şey yiyemedim, karnımı doyuramadım." demiş. Bunun
üzerine hanımı:
"Tamam, sen akşam namazını kıl da, ben sofrayı hazırlayayım." Derviş:
"Ama, ben akşam namazını orada kılmıştım." der. Hanımı cevap verir:
"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yemediğine göre, arkamdan
iyi konuşsunlar diye namazı uzat-mışsındır. Hadi akşam namazını bir daha
kılıver de, o arada ben de sofrayı hazırlayayım."
Hanımının bu uyarısından sonra derviş aklını başına alıp niyetini
düzeltmiş, riyakârlıktan, gösterişten kurtulup samîmi, halis bir derviş
olmuş.
Şimdi hadisimizin tamamını hatırlayalım:
"Ameller niyetlere göredir. Kişi için ancak niyet ettiğinin
karşılığı vardır. Şu halde kimin hicreti Allah ve Rasülü için ise, o
kimsenin hicreti Allah ve Rasülü'nedir. Kimin de hicreti elde edeceği
bir dünyalık veya nikahlayacağı bir kadın için ise, onun da hicret
ettiği o şeyedir."
Niyetimiz Allah (c.c.)'ın rızası olmalıdır. Çıkar için, başkalarını
aldatmak, sömürmek maksadıyla veya övünmek, övülmek için yapılan
hayırların insana bir faydası olmaz ve ahirette de bundan dolayı
kendisine sevap verilmez.
Niyet hayır, akıbet hayır,
Niyet bozuk, yanarsın cayır cayır.
Peygamberimiz ne güzel buyurmuş:
"Güzel niyet sahibini cennete sokar. "(2)
Kaynaklar:
1. Buharı, İman 41; Müslim, İmare 55; İbni Mâce, Zühd 26.
2. MUnavî, Feyzul-Kadir 6/ 301.
|