|
"Siz mallarınızla bütün insanları
memnun edemezsiniz. Öyleyse güler
yüzlülüğünüz ve güzel
huyunuzla memnun ediniz." (i)
Tatlı dilli, güler yüzlü olmak gerekir. Zira güzel yüzlü olmak elimizde
olamasa da, güler yüzlü olmak elimizdedir. Bir güzel söz var:
"Bir aileyi haylaz evlat, bir esnafı asık surat, bir yiğidi huysuz
avrat, bir şoförü aşırı sürat yıkar."diye insanlara değer veren değerli
olur. Tepeden bakan ve surat asan tepetaklak gider. Şimdi öykümüze bir
bakalım:
Köylünün biri ufak bir küpe bal doldurur, sırtına yükleyip pazarda
satmaya çıkarmış. Ancak bir kaşık bile satamadan akşam eve dönermiş.
Babası bu durumu merak etmiş. Neden oğlunun balını kimse almıyor? diye
düşünmüş. Bir sabah oğlunun peşine takılmış ve takip etmiş. Çok geçmeden
oğlunun neden balını satamadığını anlamış.
Asık bir suratla "Bal, bal!" diye bağırdığı için, kimsenin ondan bal
almadığının farkına varmış. Oğlunun yanına varmış ve: "Ben senin balını
niye satamadığının sebebini buldum, demiş. Senin dilin bal satıyor, ama
suratın sirke satıyor. Oğulcuğum, asık suratlılık, soğuk durma, buz gibi
olma, duvar gibi durma insanları kişiden uzaklaştırır."
Şu hikâye de bunu ne güzel ispatlıyor:
Adamın biri şapkasını ve ceketini iyice giyinmiş, yolda gidiyormuş.
Güneş ile rüzgâr iddiaya girmişler: "Bu adamın şapkasını ve ceketini kim
çıkarabilir?" diye. Kura çekmişler, öncelik rüzgâra düşmüş. Rüzgâr
estikçe esmiş. Adam, rüzgâr arttıkça şapkasına ve ceketine daha sıkı
sarılmış. Rüzgâr fırtınaya dönüşmüş, adamı yerden yere savurmuş.
Nafile.Adam ceketini ve şapkasını kaptırmamak için var gücüyle mücadele
ediyormuş, sonunda rüzgâr pes etmiş.
Daha sonra sıra güneşe gelmiş. O biraz görününce adam sıcaktan bunalıp
şapkasını çıkarmış, güneş biraz daha sıcaklığını
arttırınca ceketinin düğmelerini çözmüş. Güneş iyice ısıtınca da
ceketini çıkarmış. Rüzgâr, güneşe: "Tamam, davayı sen kazandın, adamın
ceketini ve şapkasını çıkartmayı basardın." demiş.
Burada güneş, tatlı dili ve güler yüzü temsil ederken, rüzgâr, sertliği
ve asık suratlılığı, yüzü soğukluğunu temsil ediyor ve sonunda, tatlı
dil güler yüz galip geliyor.
Sevgili arkadaşlar, şunu unutmamalıyız: Tatlı dil yılanı deliğinden,
kötü söz insanı dininden çıkarır. Tatlı dil ve güler yüz, insan kalbine
en çok tesir eden ve kalbi harekete geçiren en önemli psikolojik
unsurdur.
Herkese verecek, memnun edecek malı, maddî gücü bulamayabiliriz, ancak
tüm insanlara yetecek tatlı dil ve güler yüze sahip olabiliriz.
Tatlı dil ile söylenen söz mutlaka etkisini gösterir ve kişileri
istenilen hedefe ulaştırır. Acı sözler ile kırıcı davranışlar ve kötü
huy ise insanları olumsuz yönde etkiler ve olacak işleri bile bozar. Acı
surat, acı söz ve huysuzlukla hiçbir hedefe ulaşmak mümkün değildir.
"Siz mallarınızla bütün insanları memnun edemezsiniz. Öyleyse güler
yüzlülüğünüz ue güzel huyunuzla memnun ediniz."
Kaynaklar:
I.AAünziri, Et-Terğib vet-Terhib 3/411.
Münavi, Feyzul-Kadir 2/557.
|