|
"Her duyduğunu söylemesi, kişiye yalan olarak yeter."(1)
Anlatılacak sözlerin doğruluğunu tespit etmeden ve duyduğu her sözü
herhangi bir araştırma yapmadan nakleden insanın bu yaptığı, yalan
söyleme anlamına gelir. Bu sebeple insanın, duyduklarını başkasına
nakletmeden önce, onların doğru olup olmadığını iyice araştırması,
doğruluğunu tespit ve tahkik etmesi gerekir.
"Ben duyduğumu söylüyorum." savunması bizi sorumluluktan kurtarmaz.
Herkes her duyduğunu anlatacak olursa, ortalık yalan dolandan geçilmez
hale gelir. Onun için Sevgili Peygamberimiz (s.a.v): "Her duyduğunu
söylemesi, nakletmesi, anlatması kişiye günah olarak yeter." (2)
buyurarak bizleri uyarmıştır.
Bir gün bir kişi, tanıdığı bir bilgeye rastladı ve dedi ki: "Arkadaşınla
ilgili ne duyduğumu biliyor musun?" "Bir dakika bekle." diye cevap verdi
bilge kişi. "Bana bir şey söylemeden önce senin küçük bir testten
geçmeni istiyorum."
"Üç filtre mi?" der o kişi. "Doğru" diye devam etti bilge.
"Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne
söylediğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir"
Birinci filtre: " Gerçek filtresi."
"Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek, doğru olduğundan
emin misin?"
"Hayır," dedi adam. "Aslında bunu sadece duydum ve
"Tamam," dedi bilge, "Öyleyse sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını
bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim ."
"İyilik filtresi."
"Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey
iyi bir şey mi?"
"Hayır tam tersi" dedi adam.
"Öyleyse onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun
doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin. Çünkü
geriye bir filtre daha kaldı"
"İşe yararlılık filtresi."
"Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?"
"Hayır gerçekten değil."
"İyi, eğer bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe
yarar, faydalı değilse bana niye söyleyesin ki?"
Adam şaşırıp kalmış ve mahcup olmuştu. Sözünü şöyle tamamladı bilge
kişi:
"Sen dostumla ilgili bir söz nakletmekle hem beni, hem kendini hem de
dostumu huzursuz ve rahatsız etmiş olursun. Üçümüze de zarar verirsin.
Ben duyduğum sözden dolayı üzülürüm, dostuma kırılırım, dostuma olan
güvenim zedelenir, sana olan güvenim de yara alır. Çünkü ben seni aklı
başında bir adam sanıyordum." Adam iyice şaşırıp afalladı ve hatasını
anlayıp başını öne eğdi. Bilge şöyle dedi:
Rabbimiz ne güzel buyurmuş: "Ey iman edenler! Fa-sık (İslam'ın koyduğu
sınırlardan dışarı çıkmayı âdet haline getiren) biri, size bir haber
getirirse, ona inanmadan önce doğru olup olmadığını iyice araştırın.
Yoksa bir topluluğa yanlışlıkla, bilmeden kötülükte bulunur,
incitirsiniz de sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız. " (49 Hucurat,
6)
" Her duyduğunu söylemesi, kişiye yalan olarak yeter."
Kaynaklar:
1.Müslim, Mukaddime 5.
2.Münavi, Feyzul-Kadir 5/2.
|