Ana Sayfa

Geri
Başarılı olabilmek için iş bilmek, kendisini işe vermesi şarttır

"Yaptığı i§i güzelce yapanı Allah (c.c.) seven"(1)


     Yapılan işi güzel ve sağlam yapmak önemlidir. Yapılan iş, o işi yapanın kimliğini ve kişiliğini, karakterini, becerisini, kabiliyetini ortaya koyar. O işi yapanın işini ne kadar önemsediğini, işini ne kadar bildiğini ve sevdiğini gösterir.
     1972 olimpiyatlarında yüzme dalında yedi altın madalya alan yüzücüye gazeteciler bu inanılmaz başarısının sırrını sordular. Yüzücünün cevabı şöyleydi: "Normal olarak, insan yüzmeye başladığı an ve yüzerken düşünür. Halbuki ben gezerken, uyurken, yemek yerken yani her an yüzmeyi düşünüyor ve yüzüyorum." "Kendini işe kaptırmak" diye buna denir. Yüzücü işini ne kadar önemsiyor ki, hep yüzmeyi, yüzmede başarı elde etmeyi kafasına koyuyor ve başarılı oluyor.
     Bir de iş bilme, işi bilme vardır. Yani oyunu kurallarına göre oynama, işin kurallarını, başarının yollarını bilme vardır. Başarı ve güzel iş için bunlar şarttır. İşte bu durumu anlatan öykümüz:
     İki arkadaş bir ormanda yaşlanan ağaçları kesiyorlardı. Birincisi, sabahtan erken kalkıyor, ağaçları kesmeye başlıyor, bir ağacı devirir devirmez hemen ötekini kesmeye başlıyordu. Dinlenmek bir yana, öğle yemeği için bile kendine zaman ayırmıyordu. Akşamları ise arkadaşı eve döndükten sonra da çalışmasını sürdürüyor, ondan birkaç saat sonra dönüyordu.
     İkinci adam, ağaç keserken zaman zaman dinleniyor, öğleyin güzelce karnını doyuruyor, ibadet vakitlerinde ibadetini yapıyor, akşam üzeri de hava kararmadan evine dönüyordu. Bir hafta sonra ikisi de kestikleri odunları istiflemeye/ bir araya toplayıp düzenlice yığmaya başladılar.
     Size göre hangisi çok iş görmüş olabilir? Sonucu merak etmişsinizdir! Sonuç şaşırtıcıydı: İkinci oduncu, çok çalışan arkadaşından neredeyse iki kat fazla odun kesmişti. Çok çalışan
     çocukiahaöYKöıeıae kiw hapis----------------{Wj
     oduncu hayretler içinde:
     "Nasıl olur, anlamıyorum. Halbuki ben senden daha çok çalıştım, "der.
     Öteki oduncu gülümseyerek açıklar: "Doğru, sen durmadan çalıştın. Ben ise arada oturup dinlendim. Dinlenirken bir yandan da baltamı biledim. Baltası keskin olunca insan daha az çabayla, daha çok odun kesebiliyor."
     Başarılı olabilmek için hem işini bilmek, hem sevmek hem de kendini işe vermek gerekir. Kurallarını bilmeden bir pasta bile yapılamaz. Numaraları doğru kodlamazsak, telefon ettiğimiz hedefe ulaşamayız.
     Ders çalışırken, ders dinlerken de öyle değil mi? Bir anda birkaç işle birden uğraşırsak, bedenimiz sınıfta, kafamız başka yerlerde olursa başarabilir miyiz?
     Yaptığımız işi hem güzel hem bilerek hem severek hem de kurallarına uyarak yapalım. Motivasyonu tam sağlayalım. Başarı sadece çalışmayla değil, "etkili ve verimli çalışmayla" etkili ve verimli çalışma yöntemlerini bilip uygulamakla elde edilebilir.
     "Yaptığı işi güzelce yapanı Allah (c.c.) sever."
     Kaynaklar:
     LTaberani, Mu'cemül-Kebir 19/200; Münavi, Feyzul- Kadir 6/ 464.

Halil ATALAY

 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın