|
"iyilik yapmak ancak dinine bağlı,
asaletli ve ağırbaşlı
kimselere yakışır, "(1)
Peygamberimizin bu tarifinden anlıyoruz ki, iyilik, iyilik yapmak
herkese nasip olmuyor. Herkes iyilik yapamıyor. "Hayırlı işlerde
cevval'ıyet, ümmetimin seçkinlerinde bulunan bir özelliktir. "(2)
buyuran Sevgili Peygamberimiz işte bunu ifade ediyor.
Yüce Rabbimiz: "İyi işlerde birbirinizle yarışın."(3) emrini veriyor ve
hayır yarışında bulunanları şöyle tanıtıyor: "Rablerine olan saygıdan
dolayı titreyenler, Rablerinin âyetlerine inananlar, Rablerine ortak
tanımayanlar, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri
kalpleri titreyerek yapanlar; işte onlar, iyiliklere kavuşurlar ve
iyilik için yarışırlar." (23 Müminun, 57-61)
Ömrünü İslamî atmosferde geçirmeyi gaye edinen insanların tek düşüncesi
vardır. O da iyilik yapmaktır. Onlar iyiliğin anahtarıdırlar.
"İnsanlardan öyleleri vardır ki, hayrın/iyiliğin anahtarı,
şerrin/kötülüğün kilitleridir. Öyleleri de vardır ki, şerrin anahtarı,
hayrın kilitleridir. Allah (ccfın ellerine hayrın anahtarını verdiği
kimselere müjdeler olsun. Ellerine şerrin anahtarlarını verdiği
kimselere de yazıklar olsun. "(4)
Şeyh Sadî de şöyle seslenir:
"Evladım! İhsan et! (iyilik yap) Zira vahşi hayvanlar tuzak ile avlanır.
İnsanoğlunun gönlü ise ihsan/iyilik ile kazanılır."
Sevgili Peygamberimiz şöyle uyarır:
"Köleleri para verip satın alarak hürriyetine kavuşturduğu halde, hür
olan insanları iyiliklerle kazanmayan insanların haline şaşarım. Halbuki
bu dahasevaplıdır. "(5)
Sevgili çocuklar, şu hikâyeyi dikkatle okuyalım:
Bir genç, bir kuzunun boynuna ip bağlamış, ipin ucu da elinde yolda
gidiyordu. Kuzu, sürekli genci takip ediyordu. Biri,
gence dedi ki: "O kuzu elindeki ipten dolayı senin peşinde dolaşıyor.
İpini bırakırsan senin arkandan gelmez."Genç elindeki ipi bıraktı. Kuzu
yine gencin arkasından gitmeye devam etti. Genç koşmaya başladı, kuzu da
arkasından koşmaya başladı. Durunca o da duruyordu. Genç, adama dönerek:
"O kuzunun benim arkamdan gelmesi, boynundaki ipten dolayı değil, benim
yaptığım iyiliktendir. Ben onu yedirip içirdiğim, bakıp beslediğim için
benim ardımda geziyor."
İşte iyilik böyledir. Bir kuzu bile kendisine iyilik yapanın peşinden
gider. Öyleyse herkes iyilik yapmalı, iyilik yapmayı sevmeli, iyilik
yapmada yarışmalıdır. Yaptığı iyilikleri başa kak-mamalıdır. İyilik
yaparak insanları sevindirmeli, gönüllerini kazanmalıdır.
Hz. Ali (r.a.)'yi bir gün ağlarken görenler, niçin ağladığını sormuşlar.
Şu cevabı vermiş: "Yedi gündür soframdan bir Müs-lümana tek lokma ikram
etmek nasip olmadı. Sadece kendini
düşünen, nefisperest bir Müslüman oldum gibi geliyor bana; işte bunun
için ağlıyorum."
Evet, haydin yarışa.
"İyilik yapmak ancak dinine bağlı, asaletli, ağırbaşlı kimselere
yakışır."
Kaynaklar:
1- Münavî, Feyzul-Kadir 2 / 390 (2119); Taberani, Mucemul- Kebir 8/ 175.
Heysemi, Mecmauz-Zevaid 8/183. 2. Münavi, age. 3/250(3312).
3.2 Bakara, 148; 5 Maide, 48; 35 Fâtır, 32; 57 Hadid, 21. 4.İbni Mace,
Mukaddime 19. Münavi, age. 2/528. 5.Münavi, age. 4/306.
|