|
"Fayda vermeyen ilim,
Allah (c.c.) yolunda harcanmayan,
kendisinden faydalanılmayan
hazine gibidir."(1)
Abdullah bin Mübarek'e: "Allah (c.c), akşam öleceğini bildirse ne
yapardın? diye sorduklarında:
"Kalkar ilim öğrenirdim." cevabını verir.
İlimden daha güzel, daha üstün meşguliyet ne olabilir ki? Sevgili
Peygamberimiz: "İlim talebi için yola çıkan kimse dönün-ceye kadar Allah
(c.c.) yolundadır." (2) buyurmuştur.
Yüce Rabbimiz: "İnsanların, annelerinin karnından hiçbir şey bilmez
olarak"(16 Nahl, 78) dünyaya geldiğini belirtir.
İnsanın şerefi, değeri, şanı Yüce olan Allah (c.c.)'ın bir sıfatı olan
ilme sahip olmasıyladır. Ancak sadece bilmek, öğrenmek yetmez. Öğrenilen
bilgiyi uygulamak, yaymak da gerekir.
"İnsanlar dört kısımdır:
1. Bilen ve bildiğini bilen insandır ki, âlim budur, buna tâbi olunuz.
2. Bilen fakat bildiğinin farkında olmayan kimsedir ki, bu kimse
uykudadır, onu uyandırınız.
3. Bilmeyen fakat bilmediğini bilen kimsedir ki, bu doğruya ulaşmayı
ister, siz onu Hakk'a ulaştırınız.
4. Bilmeyen fakat bilmediğini de bilmeyen kimsedir ki, bu şeytandır,
ondan kaçınız." (3)
Acaba bildikleriyle amel etmeyenler neye benzerler? Sorumuzun cevabını
İmam Gazali'den alalım:
"Bildiği ile amel etmeyenler (sayfaları ilimle dolu) kitap ve defter
gibidir. Başkalarına faydası var, fakat kendisi bir şey anlamaz. Bilek
taşı gibidir. Bıçağı biletir, keskinleştirir, fakat kendisi kesmez. İğne
gibidir. Başkalarını giydirir, fakat kendisi daima çıplak durur. Lamba
fitili gibidir. Başkasına ışık verir, fakat kendisi yanar." (4)
Peygamber (s.a.v.) şöyle dua ederdi: "Allah'ım! Fayda vermeyen ilimden,
korkmayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan Sana
sığınırım. "(5)
İnsan bilmediğini bilirse daha çok öğrenir, eksiklerinin farkına varır
ve kendisini yetiştirir.
İmam-ı Azam'ın talebesi Ebu Yusuf kadı olur. Kendisine bir şey sorulur.
O: "Bilmiyorum." der. Kendisine: "Hem devlet bütçesinden maaş alır,
geçimini sağlarsın, hem de bilmiyorum, dersin. Bu olacak iş
değil!"denir. Ebu Yusuf: "Ben devlet bütçesinden bilgim kadarını
alıyorum. Eğer bilmediğim şeyler için bana maaş verilmeye kalkışılsaydı,
bütün dünya malı bile buna yetmezdi." cevabını verir.
Öyleyse biz de bilmediğimizi bilelim, en kutlu yola, okumaya, öğrenmeye,
ilim yoluna girelim.
Kaynaklar:
1. Münavi, Feyzul- Kadir 4/325.
2.Münavi, age. 6/176.
3.Razi, Tefsir-i Kebir 2/281-2; Bursevî, Ruhul-Beyan Tefsiri 6/148.
4.Gazali, İhya1/140.
5.Müslim, Zikir 73; Ebu Davud, Vitir 32; Tirmizi, Daavât 68.
|