Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

TIRTIL

           Bir hayvan var ki yılana benziyor ancak yılan değil, sadece
küçük bir tırtıl. Evet, sadece küçük bir "tırtıl". Bu hayvan, yılana benzerliği sayesinde düşmanlarından korunuyor. Bu küçük yaratık, düşman saldırısına uğradığında büyük bir soğukkanlılıkla, kuyruğunu düşmana çeviriyor. Ve şişiriyor. İşte o anda düşmanın karşısına korkunç bir yılan dikiliveriyor. Tabii düşmanı için artık kaçıp canını kurtarmaktan başka bir seçenek yok...
Tırtılın sahip olduğu bu kuyruk, yılana o kadar benziyor ki, yılan gözü yerine geçen kara lekelerin içindeki göz parıltıları dahi eksik bırakılmamış. Son derece yavaş hareket eden ve bu nedenle düşmanları için çok kolay bir av olan tırtıl, vücudundaki bu olağanüstü özellik sayesinde çoğu tehlikeden kurtulmayı başarıyor. Peki, tırtıl nasıl olup ta böyle bir özelliğe sahip olmuş? Bu denli çarpıcı bir "dizayn" elbette doyurucu bir açıklama gerektiriyor. Şimdi sorunun cevabıyla ilgili olarak üretilebilecek senaryolara bir göz atalım;
           SENARYO 1: Uzun yıllar önce düşman saldırılarından korunmanın çaresini arayan bir tırtıl, çevresini dikkatle gözlemlemeye başlar. Bir gün, tüm hasımlarının yılandan korktuğunu fark eder. 0 anda vücudunu gözden geçirir, ve kendini yılana benzetmeye karar verir. (Vücudunu nasıl olup ta yılana benzetebileceği dış görünümünü, derisinin rengini ve vücudunun şeklini nasıl ayarlayacağı sorusuna pek bir açıklama getiremiyoruz! Kendini sıkar, zorlar, bir şeyler yapar diyelim!...) Ama "değişmek" için vakti kısıtlıdır, hayatının küçük bir bölümünü tırtıl olarak geçirecek sonra kelebek olup uçacaktır. Vücudunu "değiştirirken" eksik bir şey kalmaması çok önemlidir. Çünkü yeni kuyruğunu denemek için tek bir şansı vardır. İlk deneme başarılı olamaz ve düşmanını kandıramazsa tüm emekleri boşa gidecek, üstelik canından da olacaktır. Tabii bu yeniden yapılanma süreci içinde hayatını da sürdürmek zorundadır. Ama şansı yaver gider ve düşmanlara yem olmaz. Sonunda zoru başarır ve kuyruğunu yılana benzetir.
           SENARYO 2: Ağaç, çiçek, böcek, gökyüzü, su, yağmur, güneş v. s. yani dünyada hüküm süren tüm güçler ortaklaşa hareket ederek kendilerine bir sistem kurmuşlar, bu sistem içinde de tırtıla da bir kuyruk ekleyivermişlerdir!
           SENARYO 3: Tesadüf denen büyük güç (!) tüm canlılara bir şeyler verdiği gibi tırtırla da yılana benzer bir kuyruk takmıştır.
           Temelde Evrim Teorisi'ne dayanan bu senaryoların, tutarlı olmadığını anlamak için çok da zeki olmaya gerek yok! Ne tırtıl uyanık bir gözlemci veya tasarımcıdır, ne de dünya üzerinde, tasarlama ve varetme yeteneğine sahip bir sistem bulunur. Diğer bir deyişle; ne bir canlı istediği zaman vücuduna müdahale ederek üstün özellikler kazanabilir veya kendini değiştirecek yeni bir canlıya dönüşebilir, ne de dışarıda bunu yapabilecek bir mekanizma vardır.
           Aslında doğayı bir bakıma üstün yetenekli bir makine olarak görüp "doğa icat etti", "doğa harikası'; "tabiat ana" v.s. gibi yorumlara yönelenlerde gayet iyi bilirler ki "doğa" olarak adlandırdıkları şey; hava, su, toprak, ağaç, çiçek, böcek kısaca dünyayı ve dünyanın içinde bulunduğu güneş sistemini ifade etmektedir. İnsanlara tüm canlıları, tüm güzellikleri "dünya yaptı" veya bunlar "toprağın eseri" denmiş olsa herhalde gülüp geçerlerdi. Ama "tabiat-doğa" gibi kelimelerle yapılan geniş çaplı propagandalar, kişilerin doğayı neredeyse şuurlu bir güç olarak görmeye başlamasına sebeb olabilmektedir. Oysa unutmamak gerekir ki doğa, gördüğümüz olağanüstü düzenli ve mükemmel sistemin adıdır, bu sistemi kuran ve ona sürekli olarak hayat verenin değil. Dünya üzerinde hayatlarını sürdüren her canlı Allah tarafından yaratılmıştır ve Allah kendilerini hangi özellikle yarattıysa, onlarla varlıklarını sürdürmektedirler.

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın