Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

Yaratılışta tesadüfün hissesi var mı?

           Kainattaki muhteşem sanat, fevkalade hikmet ve sürekli düzenlilik tesadüfü şiddetle reddediyor. Bu yüksek hakikati, matematiğin uygulama dallarından bir olan ihtimaller hesabıyla da göstermek mümkündür. Önce şansa bağlılık veya rasgelelik diyebileceğimiz tesadüf kavramını kısaca açıklayalım. Herhangi bir olayın veya varlığın hiçbir kasıt, irade, tercih ve ilim kullanmadan rasgele meydana gelmesi tesadüftür. Mesela, bir topçunun herhangi bir hedef tesbiti ve ayarlama yapmadan başlattığı, rasgele atışlardan birinin, bizce bilinen bir hedefe isabet etmesi tesadüftür. Top arabasının veya sistemin, manevra kabiliyetine göre yapılacak milyonlarca atıştan, sadece bir tanesinin yeri hedeftir. Şansına güvenerek tesadüfen bir kaç düşman tankını tahrib etmek isteyen bir topçuya, mevcut en azametli orduların bile cephesi yetmez.
           Dünyamızın varoluşunda tesadüfün tesiri var mıdır? Dünyanın meydana gelişinde ileri sürülen teorilerden en fazla rağbet gören Kant-Laplace teorisinin bir an için geçerli olduğunu kabul ederek, bunun "tesadüfen olma ihtimalini" düşünelim. Güneşten kopan gezegenlerin uzayda durabileceği yer ve pozisyon sayısı sonsuz diyebileceğimiz kadar fazladır. Bu sonsuza yakın yerler içerisinde dünyamızın şu andaki yeri, pozisyonu, güneşe olan mesafesi belirli, gerek kendi ve gerekse güneş etrafındaki dönüş düzeni tektir. 0 halde dünyamızın gece gündüzü, mevsimleri meydana getirecek ve hiçbir gezegene çarpmayacak şekilde hikmetlerle dolu bugünkü halinin tesadüfen olması ihtimali sonsuzda birdir. 0 da sıfır demektir. İhtimali sıfır olan hadiseler imkânsız olduğuna göre, bu hal muhaldir. Halbuki, dünyanın gerek kendi ve gerekse güneş etrafındaki çok hızlı dönüşü, bu dönüşe rağmen üzerindekileri sarsmaması, gece ve gündüzle mevsimleri meydana getirmesi mükemmel bir ilmi ve kudreti en açık şekilde göstermektedir. Çünkü dünyanın gerek hızında, gerekse yörüngesindeki en küçük değişiklik, bütün mevcudatın, bir anda harap olması için yeterlidir. 0 halde bu düzen ancak ve ancak tek bir Kadir-i Rahim'in kudret, irade ve emriyle olabilir, tesadüfün eli karışamaz.
           Konunun biraz daha açıklığa kavuşması için bir misal verelim. İçinde alfabenin 29 harfi bulunan bir torba düşünün. Bu torbaya elimizi sokarak çekeceğimiz harflerle NİZAM kelimesini yazmak istiyoruz. Her çekişten sonra çektiğimiz harfi tekrar torbaya koyuyoruz. Böyle bir sistemle NİZAM kelimesinin yazılma ihtimalini hesaplayalım. Bu çekişlerle alfabenin 29 harfiyle yazılacak 5 harflik mânâlı veya mânâsız kelimelerin sayısı; birden 29'a kadar olan sayıların birbirleriyle çarpımının, birden yirmi dörde kadar olan sayıların çarpımına bölünmesiyle elde edilir. Bu da (14.250.600) `dür. Bunlardan sadece bir tanesinde harflerin dizilişi NİZAM kelimesini meydana getirecek şekildedir. Yani NİZAM kelimesinin tesadüfen yazılma ihtimali on dört milyon iki yüz elli bin altı yüz de birdir. Beş harfli on dört kelimenin bir pargrafta rasgele yazılma ihtimali (1/14.250.600) dür. Yani 10 rakamının önüne yüz sıfır kayarak elde edeceğimiz sayı da 0,7 ihtimaldir. Bu da yaklaşık sıfır demektir. Yani böyle bir şeyin yazılması mümkün değildir. Demek ki, her biri sadece 5 harften meydana gelen 14 kelimelik bir paragrafın, tesadüfen yazılması ihtimali, imkânsız denecek kadar küçüktür. Böyle basit ve küçük bir paragrafın tesadüfen yazılması imkânsız olursa, büyük kainat kitabı olan bu mevcudatın sanatlı, manalı ve düzenli bir şekilde yaratılmasında tesadüfün hissesi bulunabilir mi?

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın