Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

Technology
Teknolojinin Masum Olmayanı Var Mı?

           Batıyı 18. yüzyıldan beri İslam dünyasına ve diğer klasik uygarlıklara göre öne çıkaran başlıca unsur teknoloji. Elbette teknolojiyi icat eden Batılılar değil. İnsanlar her zaman bilgilerini ve deneyimlerini aletlere ve üretim şekillerine dönüştürdüler. Ancak, Batı'nın sanayi devrimi ile birlikte gerçekleştirdiği şey, önceki tecrübelerinden bazı farklılıklar gösteriyor. İlki , Batı'nın teknoloji anlayışının Rönesans ile birlikte ortaya çıkan tanrısız ve iki boyutlu maddi bilgiye dayanması. Newton'un kafasına düşen elma iki yüzyıl sonra Hiroşima'daki insanların başına düşen atom bombası haline gelivermişti. Astrolojiyle ilgilenen Newton, bunu tahayyül edememiş olabilir.(bkz. Kim, Kimdir? dok.) Yine de, laik ve gayri-ilahi anlayışın özellikle propaganda ve askeri teknoloji alanında kendini gösterdiği aşikar. Batı'nın tanrılaştırdığı teknolojinin özelliği, sanayileşme sürecini sömürgecilik sürecine bağlamış olması. Buhar gücü keşfedildikten ancak 10-15 sene sonra İngilizler buharlı hücumbot gemileriyle Fırat'ta ve Ganj'da geziyorlardı. 18. yüzyılda yeni keşfedilen iplik eğirme makinaları, İngiltere'nin sömürgesi Amerika'da tekstil sektörünü dünyanın en büyüğü haline getirmişti. Sömürgeciliğin geride kaldığını düşünenler için modern zamanlarından da örnek vermek gerekebilir. Dünyanın her yanına yayılmış çok uluslu şirketlerin yerine getirdiği işlev acaba bundan farklı mıdır? Pepsi'nin Nil havzasında satın aldığı büyük araziler, Batılı şirketlerin iktidar ve safahat karşılığında ellerinde tuttukları Arabistan petrolleri aynı işlevi görmüyor mu? Afrika ülkelerinde tek başına darbe yapacak kadar güçlü hale gelen bu şirketler, batılı devletlerin siyasi kolları olmaya devam ediyorlar. Modern teknolojinin diğer bir yanı, insanı genel ekonomik ve siyasal çıkarlara göre etkileme ve güdüleme imkanı sağlamasıdır. Cemil Meriç üstadın matbaa makinasını piyasaya çıkaran Gutenberg'i "Isıyı paçavraya hapseden adam" olarak anması boşuna değil. Aynı etki, bugün INTERNET denilen bilgisayar ağı tarafından yerine getiriliyor. ABD, ısrarla haberleşme teknolojilerini insanların daha iyi kontrol edilmesini sağlayacak şekillere yönlendiriyor. 60'lı yıllarda INTERNET, Amerikan savunma bakanlığı tarafından askeri iletişim için oluşturulan Arponet'in halefi. Bugün internete gönderdiğimiz mesajların hepsi Amerikan istihbaratının elektronik filtrelerinden geçiyor. Gelişen telefon teknolojisini "hayır" olarak yoranlara duyurulur. ABD'de herhangi bir telefondan yapacağınız konuşma, eğer içinde `cihad', 'Bosna' gibi anahtar kelimeler geçiyorsa otomatikman kaydedilir. Batının sivil teknolojisi bile askeri teknolojinin sulandırılmış halidir. İlk bilgisayarlar "Hedef belirleme" için Amerikan ordusunda kullanılmıştı. Bugün dünyanın en hızlı ve gelişmiş bilgisayarlarının nerede olunduğunu merak etmeye bile hacet yok. "Big Brother"in hareminde olduğu kesin. Amerikan sivil savaşında kullanılan pek çok silahı üreten tezgahlar savaştan sonra dikiş makinası parçalarını üretmeye başlamıştı. Bugün uçaklarına bindiğimiz Boeing'in gelirinin yüzde 40'ı ABD ordusuna ürettiği savaş uçaklarından geliyor. İngiltere Birinci Dünya Savaşı'nda Alman hava saldırılarından oldukça zarar gördükten sonra, radyo sinyallerini kullanarak radar yapmayı başardı. İlk radar istasyonları büyük antenlere sahipti ve bunlar herkese "Radyo Vericileri" olarak tanıtılıyordu. Radardan bugün mikrodalga fırınlara ve güdümlü bombalara dek gelindi. Irak'ın Scud Füzelerine karşı Körfez Savaşında kullanılan Patriot Füzelerini üreten Raytheon firması aynı zamanda mikrodalga fırınları da üretiyor. Batı teknolojisinin tarafsız bir değer olarak kabullenip, Müslümanların bunları alması gerektiğini söyleyenlere son asırdan beri her köşede rastlanıyor. Ziya Gökalp gibi, "Batı'nın teknolojisini alıp, kültürünü bırakırız" diyenlerin cehaleti artık apaçık ortada. Yine de, teknolojinin de mimarı, müzik ve siyaset gibi belli bir uygarlık anlayışını yansıttığını farkedenler azınlıkta kalıyor. "Kullanmak" fiili ile "Yapmak" fiilini karıştıranların aynı zamanda "enformasyon" ile "ilim", bilgi ile "hikmet", "ibret almak" ile "ağzı açık bakmak" kelimelerini de karıştırması sizce tesadüfi mi ?

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın