Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

SİVRİSİNEK

           Kur'an sık sık insanları, doğayı incelemeye ve burada yaratılmış olan "Allah'ın âyetleri"ni görmeye çağırır. Çünkü tüm doğa, hatta tüm evren "yaratılmış" olduklarını gösteren işaretlerle doludur ve kendilerini "yaratanın" güç, bilgi ve sanatını göstermek için vardırlar. İnsan aklını kullanarak bu işaretleri görmek ve Allah'ı tanımakla sorumludur.
           Tüm canlılar böyle iken, bir de Kur'an'ın özel olarak dikkat çektiği bazı hayvanlar vardır. Sivrisinek bunlardan biridir.
           Allah, Bakara Sûresi'nin 26'ncı âyetinde, belki de insanı, içinde bulunduğu "ülfet"'ten kurtulmaya çağırmaktadır. Ülfeti, -aslında olağanüstü ve şaşılacak özellikteki şeyleri, alışkanlık nedeniyle doğal karşılamak, şaşırmamak, hayret etmemek ve hayran olmamak diye tarif edebiliriz. İşte sivrisinek, hemen her insanın "ülfet"le baktığı önemsemediği ve hârikalığını düşünmediği ve "sıradan" olarak gördüğü bir varlıktır. Ama aslında bu hayvan bile, Allah'ın bazı " âyetlerini" içerir, bu nedenle önemlidir ve Allah onu -âyetin ifadesiyle"örnek vermekten çekinmez".

SİVRİSİNEĞİN OLAĞANÜSTÜ MACERASI

           Sivrisineklerle ilgili olarak genelde bilinen kan emici yaratıklar oldukları ve kanla beslendikleridir. Oysa bu pek de doğru bir bilgi değildir. Çünkü sivrisineklerin tamamı değil, sadece dişileri kan emer. Ayrıca dişilerin kan emme sebepleri beslenme ihtiyaçları değildir. Hem dişilerin hem de erkeklerin besinleri çiçek özleridir. Dişilerin erkeklerden farklı olarak kan emmelerinin tek nedeni, taşıdığı yumurtaların olgunlaşmak için kanda bulunan proteinlere ihtiyaç duymalarıdır Başka bir deyişle dişi sivrisinekler sadece türlerinin devamını sağlamak için kan emerler.
           Burada önemli olan nokta ise, ilgili âyetin "dişi sivrisineklere" dikkat çekiyor olmasıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi insanlara yanaşan ve aşağıda sözünü edeceğimiz üstünlüklere sahip olanlar, sadece dişi sivrisineklerdir. Kur'an'ın indirildiği dönemde bu gerçeğin bilinmiyor olmasına rağmen, dişi sivrisineklerin vurgulanması elbette oldukça anlamlıdır.
           Sivrisineğin en olağanüstü ve hayranlık uyandırıcı özelliklerinden biri gelişim sürecidir. Hayvan, küçücük bir kurttan çok farklı aşamalar geçirerek sivrisineğe dönüşür. Bu gelişimin kısa öyküsü şöyle:
           Kanla beslenen ve olgunlaşan sivrisinek yumurtaları, yaz ya da sonbahar aylarında, nemli yaprakların üzerine veya kurumuş gölcüklere dişi sivrisinek tarafından bırakılırlar. Anne sivrisinek ilk önce karnının altındaki hassas alıcılar yardımıyla, zeminde yumurtalar için uygun koşullar arar. Gereken özelliklere sahip bir yer bulduğunda yumurtlamaya başlar. Uzunlukları bir milimetreyi dahi bulmayan yumurtalar tek tek ya da gruplar halinde olmak üzere sırayla dizilir. Bazı türler ise yumurtalarını bir sal oluştururcasına birbirine yapışmış şekilde bırakırlar. Bu yumurta gruplarının bazılarında 300 kadar yumurta bulunur.
           Anne sivrisineğin özenle yerleştirdiği beyaz renkli yumurtalar hemen koyulaşmaya başlar ve iki saat içinde tamamen simsiyah hâle gelir. Bu koyu renk, böceklerin ve kuşların kendilerini fark etmelerini engellediğinden yumurtalar için önemli bir koruma sağlamaktadır.
           Kuluçka döneminin sona ermesi için bir kışın geçmesi gerekir. Yumurtalar uzun ve soğuk bir kışa dayanabilecek yapıda yaratılmış olduklarından ilkbahar gelip kuluçka dönemi son bulana kadar zarar görmeden canlılıklarını korurlar.

YUMURTADAN ÇIKIŞ

           Kuluçka dönemi tamamlandığında kurtlar hemen hemen aynı zamanda yumurtadan çıkmaya başlarlar. Birinci yumurtayı derhal ikinci yumurta takip eder. Ardından bütün kurtlar suda yüzmeye başlarlar. Aralıksız bir şekilde beslenen kurtçuklar süratle büyürler. Kısa bir zamanda derileri daha fazla büyümelerini engelleyecek kadar gerginleşir. Bu ilk deri değişimi zamanın geldiğinin göstergesidir.

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın