Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

NAMAZ

           Allah onların nezdinde olup bitenleri (ilmiyle) çepeçevre kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır. Cin Sûresi 28
           İlindiği gibi beş vakit namaz, farz olarak 17 rekattır. Şu on yedi sayısı, namazın her tarafında kendini gösterirken:
           Allah, onların nezdinde olup bitenleri (ilmiyle) çepeçevre kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır. Cin Sûresi 28 ayetinin ifade ettiği yüce mânâyı, lisan-ı haliyle gözler önüne serer.
           Zaten Kur'an'ın nazara verdiği tevâfuklardan maksat da, Allah'ın sonsuz ilmini ve her yerde ilim ve kudreti ile hazır ve nazır olduğunu göstermektir. Çünkü Kur'an'ın en büyük hedefi, Allah'ın birliğini ispat edip nazara vermektir. Tevafuklar ittifaka işarettir. İttifak ise, tesadüf ve karışıklık hülyasını gerçeğin çerçevesi dışına atar. Harika bir nizam ve intizamın motifleriyle işaret edilen sonsuz bir şuurun varlığını, vahdet "her şeyi Yaratan'ın ve Sahiplerinin tek olması" penceresinden (geniş olmayan anlamda) şaşı olmayan her göze gösterir. Yoksa sayıların kendisine kutsiyet vermek gibi yanlış bir yol. sadece zarar getirir. Diğer bir ifade ile sayılar su gibi renksizdir, girdikleri kabın rengini alırlar. Yani; bulundukları makam ve gösterdikleri varlığa göre bir kıymet ifade ederler. Basit bir misal verecek olursak; elma, armut, ekmek gibi bir varlığı aynı sayı ile (meselâ on sayısı ile) andığımız zaman sayıları aynıdır diye kimse elmayı armut ile karıştırmaz. Meselâ Kur'an'da besmelenin harfleri 19 olduğu gibi cehennem zebânilerinin sayısı da 19' dur. Bu iki sayıyı aynı sayanlar, şüphesiz ki cehaletlerini göstermiş olurlar. Çünkü besmeledeki 19, bir (vahid) olan Allah'ın rahmetini, diğeri ise azabını gösterir. Nitekim eskiden beri muhakkik alimlerimiz "19 harfli besmeleye sımsıkı sarılanlar, hayatlarını ona göre tanzim edenler, cehennemin 19 zebânisinden kurtulurlar." deyip durmuşlardır. Şu halde sayıları aynıdır diye 4 meleği 4 şeytanla bir tutmak fikri, bir inkarcıların saçma-sapan konuşmalarından başka bir şey değildir.
           Bu tevâfukları küçümseyenler, Kur'an'ın Fâtiha sûresini "Seb'ül-mesâni" adıyla yad edip, ayetlerinin yedi adedine nasıl baktıracağına ve "Allah her şeyi bir bir saymıştır" gibi ayetlere bir kere daha müracaat etsinler. Ellerinden gelirse, kainat kitabındaki o harika tevafuklar manzumesine, meselâ atomların belli sayılarda oluşturdukları moleküllerin nasıl farklı endam gösterdiklerine; elektron, proton ve nötronların değişik sayılarda nasıl farklı atomlar oluşturduğuna. yine farklı sayılardaki kromozomların erkek ve dişilerle nasıl bir düzen kurduklarına da bir baksınlar. Hiç olmazsa milyarlarca insanların göz, kulak, el, ayak, parmak ile ağızlarının içindeki 32 dişin sayıca tevâfuklarına bir göz atsınlar. . .
           İşte o zaman üzerinde duracağımız tevâfukların "Sellemehus-selâm" (yabancıların geçerken birbirine verdikleri selam cinsinden) bir kuru kalabalık olmayıp, her şeyin belli bir hesap-kitapla yerine oturtulmuş muhteşem bir gerçeğin incileri ve hakikat nurlarının ışık huzmeleri olduğunu fark edeceklerdir.
           Şimdi tekrar konumuza dönerek şu tabloya bir göz atalım:
           Vakit namazdaki farz rekatların sayısı. Sabah 2. Öğle 4. İkindi 4. Akşam 3. Yatsı 4 olmak üzere 17'dir.
           Namazın çoğulu Arapça'da salavattır. Bu kelime, bütün Kur'an'da beş yerde geçmiştir ki, bu da beş vakit namaza uygundur.
           Bu kelimenin matematik değeri (sad=90, lam=30, vav=6, elif=1, te=400 olmak üzere 527'dir ki, bu da 31x17 eder. Burada 17 sayısı ile birlikte 31 de insanı hayrete düşüren bir tevafuktur. Çünkü Kur'an'da namaz (salât) kelimesinin geçtiği sûrelerin sayısı da 31'dir.
           Kur'an-ı Kerim'de namaz kelimesi, tekil olarak aynı neticeyi verecek şekilde yazılmıştır. Normalde salât şeklinde yazılan bu kelime, Kur'an hattında yine bir mucize olarak vav ile yazılmıştır ki, matematik değeri yine 527 olup 31x17'ye eşittir.
           Beş vakit namazın Arapça adları şöyledir: Subh= Sabah
           Zuhr= Öğle Asr= lkindi Mağrib= Akşam İ'şa= Yatsı
           Bu beş vakit namazın yukarıda gösterilen orjinal isimlerindeki Kur'an harflerini sayacak olursanız (biz maalesef burada Arapça text'i veremiyoruz.) yine 17 ile karşılaşacak ve böyle harika bir tevafuğun güzelliği karşısında hayrete düşeceksiniz.
           Şimdi şu beş vakit namazın adları olan kelimelerin makam-ı ebcedilerine (matematik değerlerine) bakalım: Bu sayı;
           SUBH=100, ZUHR=105, ASR=360, MAĞRİB=1242, İ'ŞA=372 olmak üzere toplam 3179 eder ki, o da 187x17'ye eşittir. Ve üstelik çarpımın her iki tarafında da 17 sayısı göze çarpmaktadır. (187=11x17)
           Hz. Muhammed (Allah'ın selamı üzerine olsun.) Efendimiz, Mirac'tan getirdiği namaz hediyesini, ilk kez öğle vaktinde uygulamaya koymuş. yani sabah namazı değil de ilk defa öğle namazının kılınması emredilmiştir. Çünkü; zuhr (Öğle) kelimesi sözlük anlamı itibarıyla bir görünümü, açıklığı, ilerlemeyi ifade ettiği gibi diğer vakitler arasında matematik değer itibarıyla 17 hakikatini ortaya koyan tek kelimedir. Zuhr=1105=65x17
           Namaz'ın ilk kelimesi İftitah (Başlama) tekbiri olarak bilinen Allahuekber'dir ki, bunun da matematik değeri: 289 olup17x17'dir
           Namazda ilk okunan sûre Fâtiha sûresi'dir. Onunda ilk âyetini teşkil eden Besmelenin ilk kelimesi olan (Bism) 'in makamı 102 olup. 6x17'ye eşittir. Fâtiha'dan sonra okunması müstehap (sünnet) olan âmin'in matematiksel değeri de 102=6x17'dir.
           Rükû da yapılan tesbihler de, Cenab-ı hakkın iki ismi zikredilir. Bunlardan birisi Rab diğeri ise Azim'dir. Rab'ın ebcedi değeri -şedde sayılır204=12x17'dir. Azim'in matematiksel değeri ise 1021=60x17'dir.
           Rükû'dan kalkınca okunan Semi'Allahu limen hamideh (Allah, kendisine edilen hamdleri duyar) duasının ilk kelimesi olan Semi'a'nın ebcedi değeri 170=10x17'dir. Rabbena lekel hamd (Rabbimiz! Övgüler sanadır.) duasının da ilk kelimesi olan Rabbenâ'nın matematiksel değeri -şedde sayılır- 255=15x17'dir.

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın