Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

HZ. MUHAMMED (s.a.v)

           Enes b. Malik'den: Bir adam, Resûlullah'ın yanına geldi, onu devesine bindirmek istedi. Resûlullah da: "-Biz de seni devenin yavrusuna bindirelim" deyince, adam:
           "-Ya Resûlullah, devenin yavrusuna nasıl bineyim?" dedi. Resûlullah da:
           "-Her deve bi başka devenin yavrusu değil mi? " buyurdu.
           Hz.Enes'den: Zahir adında bir bedevî, çölden Resûlullah'a hediyeler getirmişti. Dönüp gitmek isterken, Resûlullah da ona hediyeler verdi, ve; ''-Zahir, bizim çölde yaşayanımızı temsil eder, biz de onun şehirde yaşayanının temsil ederiz" buyurdu. 0, çirkin biri olduğu halde, Resûlullah onu çok severdi. 0, alışveriş ederken Resûlullah arkasından gelir, onu kucaklar, kendisini adama göstermez ve:
           "-Ben kimim?" diye sorardı. Adam döndüğü zaman Resûlullah'ı tanır, sırtını Resûlullah'ın göğsünden ayırmazdı. Resûlullah da: '-Bu köleyi kim satın alacak?" diye sorar, adam da:
           "-Ya Resûlullah, demek ki beni değersiz buluyorsunuz" derdi. Resûlullah: "-fakat, Allah katında değersiz değilsin, onun katında değerin yüksek" buyurdu.
           Hz.Aişe (r.a)'den: Bir defasında Resülullah ile beraber bir sefere çıkmıştım. 0 zaman zayıftım. Şişman değildim. Resûlullah yanındakilere: "-Siz önden gidin" buyurdu. Onlar epeyce ilerleyince bana:
           "-Haydi gel, seninle yarışalım" dedi. Resûlullah ile yarış ettik. Ben onu geçtim.
           Ben şişmanlayıncaya kadar sesini çıkarmadı. Bu arada ben de bu hâdiseyi unutmuştum. Yine Resûlullah ile birlikte bir sefere çıktığımızda, yanındakilere:
           "-Siz önden gidin" buyurdu. Onlar ilerleyince de, bana:
           "-Haydi gel, yarış edelim" dedi Bu seferki yarışta o, beni geçti ve: "-Ödeştik" diyerek gülmeye başladı.
           Nuayman, meddah ve şakacı birisi idi. Bir gün celepçilerin yanına giderek: "-Gücü kuvveti yerinde Arap bir kölem var. Satın alırmısınız?" diye teklifte bulundu. Onlar: "-Evet" deyince, Nuayman:
           "-Çok konuşan biridir. Belki de size hürüm diyebilir. Eğer bu sebeple onu geri verecek olursanız, şimdiden satın almayın. Malımı da çürüğe çıkarmayın" dedi. Onlar da:
           "-Hayır, onu satın alacağız" dediler. Süveybıt'ı Nuayman'dan on genç dişi deveye satın aldılar. Nuayman develeri götürürken celeplere: "-İşte bu da kölem" dedi. Bunu duyan Süveybıt:
           "-Ben köle değil hür bir insanım!" dediyse de, celepçiler:
           "-0, bize senin durumunu anlattı" dediler. Boğazına bir ip takarak onu götürdüler. Hz.Ebû Bekir gelince, durumdan haberdar oldu. Arkadaşlarını da yanına alarak celepçilere gitti. Develerini iade edip, Nuayman'ı geri aldı. Daha sonra hâdiseyi Resûlullah'a anlattılar. Resûlullah ve sahabe bu olayı bir sene unutmadılar. Hatırladıkça güldüler.
           Rabia b. Osman(r.a) anlatıyor: Resûlullah'a bir bedevî geldi. Devesini avluya çökertip, Mescide girdi. Eshabdan birisi, ensardan Nuayman b. Amr'a: "-Şu deveyi boğazlasan da yesek. Ete hasret kaldık. Resûlullah bunun bedelini öder" dedi. Nuayman, deveyi kesti. Bedevî dışarı çıkıp hayvanını görünce:
           "-Vay başıma gelenlere" diye sızlanmaya başladı. Resûlullah dışarı çıkarak: "Bunu kim yaptı:" diye sordu.
           °-Nuayman" dediler.
           Resûlullah Nuayman'ı araştırıp sordu. Onu Zübeyr b. Abdülmuttalibb'in kızı Dubaa'nın evinde buldu. Nuayman, bu evde bir çukura saklanmış, üzerine de hurma kabukları ve hurma yaprakları örtmüştü. Bur adam, Nuayman'ın bulunduğu yeri işaret ederek yüksek sesle:
           "-Onu göremiyorum, ya Resûlullah!" dedi. Eliyle bulunduğu yeri işaret etti. Resûlullah da, onu bulunduğu yerden çıkardı. Üzerine düşen hurma yaprakları ile yüzünün rengi değişmişti.- Resûlullah:
           ''-Ya Resûlullah, bazıları bunu, benim aklıma düşürerek yaptırdılar" dedi. Resûlullah, Nuayman'ın yüzünü okşadı. Gülmeye başladı. Daha sonra bedevînin devesinin de bedelini ödedi.

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın