Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

MİZAH

     İbn-i Abbas (r.a.)dan rivayet edilmiştir: Resülullah (s.a.v.) buyurdu ki; "Kardeşinle münakaşa etme, onunla(kırıcı şekilde) şaka etme ve ona, yerine getiremeyeceğin bir vaade bulunma! " [Tirmizi,Birr:58,No:995]
     Allah'ın Kitab'ından:
     «(Ey Peygamber:) Kullarıma söyle: Sözün en güzelini söylesinler. Zira Şeytan (çirkin sözlerle) aralarına fesat sokar. Şüphe yok ki Şeytan insan için açık bir düşmandır.»

SİZDE Mİ MİZAH YAPIYORSUNUZ?

     «Ebu Hureyre'den (r.a.);
     (Allah'ın Resulu yasakladığını yapmazdı. Mizahın bütün türlerini yasakladığını zan ettiğimiz için kendisinin mizah yapması ilgimizi çekti de içimizden bazıları) sordular:
     -- Ya Rasulellah siz(de mi) bize mizah yapıyorsunuz?
     -- (Evet ben de mizah yapıyorum). Ama ben ancak ve ancak gerceği söylerim.

MİZAH NEDİR?

     Mizah şaka ve nükte anlamına gelir. Muhatabı neşelendirmek için mizah yapmak insan ruhunun muhtaç olduğu bir söz-davranış güzelliği olup Peygamberimizin de Sünnetindendir.
     Bu bölümde yer alan hadislerden öğrenileceği üzere Peygamberimiz sahabelerine mizah yaptığı gibi onlar da O'na (s.a.v.) mizah yaparlardı. Mizah Sünnette yer alan sevimli bir söz-davranış türü olmakla beraber yalan karıştırılarak ve muhatabı küçük düşürmek ve üzmek amacı güdülerek mizah yapmak haramdır. Zira bu gibi mizahlar kızgınlıklara hatta düşmanlıklara sebep olabileceğinden Peygamberimiz mizahın bu nevine işaret buyurarak her bir mü'mine şöylece emir buyurmuştur:
     «Mü'min kardeşinle münakaşa etme. (Ona karşı mücadele verme. Üzmek ve küçük düşürmek amacıyla sakın ha.) ona mizah da yapma. Ona yerine getirmeyip döneceğin bir vaad de de bulunma.»
     Meşru sınırları içinde de yapılsa da vakarı giderebileceği, kahkahaya ve dolayısıyla kalp katılığına sebep olabileceği için İslam ahlâkiyatçıları aşırı derecede ve sık sık mizah yapmayı da sakıncalı bulmuşlardır. Hadisimizde bazı sahabelerin Peygamberimize «... Siz demi bize mizah yapıyorsunuz.» demeleri O'nun tarafından konulmuş yasağın mizahın bütün türlerini içine aldığını zannetmiş olmalarındandır.
     Sözün özü odur ki, zaman zaman ve muhatabı neşelendirmek amacıyla mizah yapmak sünnete uyuş olacağından ibadettir.

YAŞLI KADINLAR CENNETE GİREMEZ

     Yaşlıca bir kadın Allah'ın Resulüne geldi ve şöyle ricada bulundu;
     -- Ya Resülullah! Beni Cennete koyması için Allah'a dua ediniz. Allah'ın Resulü mizah yaparak;
     -- Ey filancanın annesi! iyi ama yaşlı kadınlar Cennete giremez (ki nasıl dua edeyim.) buyurdu.
     Nükteyi sezinleyemeyen kadıcağız ağlayarak (Hz. Peygamberin huzurundan) ayrılınca Allah'ın Resulü (çevresindeki sahabelere) emir buyurdu;
     -- (Aman yetişip) ona bildirin; o yaşlı olduğu halde Cennete giremez. Zira Yüce Allah şöyle buyuruyor;
     «Biz onları (Cennete girecek imanlı ve güzel amelli kadınları) yepyeni bir yaratılışla yarattık da onları eşlerine sevgi ile düşkün hep bir yaşıt bakireler yaptık.» (Vakıa:35-36)

OLDUĞUM GİBİ Mİ GİREYİM?

     Avf ibn-ü Malik anlatıyor;
     Tebük Gazvesi sırasında Allah'ın Resulüne (s.a.v.) geldim. Deriden bir çadırdaydı. Selam verdim. Selamımı aldı ve (bana);
     -- Gir(sene) buyurdu. (Çadır küçük, kubbesi açık olduğu için mizah yaparak ;)
     -- Olduğum gibi mi (gireyim) Ya Resülullah! dedim;
     -- Olduğun gibi, buyurdu. Bende girip oturdum.

BU KÖLEYİ KİM SATIN ALIR?

     Zahir ibn-ü Haram isimli kırsal kesimde oturan bir adam vardı. Medine'ye geldiğinde Allah'ın Resulüne (vaha mahsulü) hediyeler getirirdi. Allah'ın Resulü de (Medine'den ayrılırken) ona (şehir üretimi) bazı mallar ikram ederdi.
     Bu sebeple Allah'ın Resulü «Zahir bizim köyümüz biz de onun şehriyiz» buyururdu. Zahir (ruh yapması güzel, fakat dış görünüşü) çirkince bir adamdı. Ama Hz. Peygamber onu (pek) severdi.
     (Günlerden) bir gün (Medine'ye varmış çarşıda) malını satarken Allah'ın Resulü gelip arkasından kucakladı. Fakat Zahir O'nu göremedi. (Göremediği için de:)
     -- Bu da kim? Bırak beni de(meye başladı. Başla)dı ama dönüp de (yandan) Allah'ın Resulünü görüp tanıyınca sırtını Hz. Peygamberin göğüssünden ayırmadı. Allah'ın Resulü;
     -- Bu köleyi kim satın alır? buyur(arak onunla şakalaşmaya koyul)du. Hz. Peygamberin mizahından çok hoşlanan Zahir de şakalaşmayı şöylece sürdürdü.
     -- Vallahi Ya Resülullah! Satmaya kalkarsan beni ilgi görmeyen bir mal bulursun.
     (Zahirin bu sözleri üzerine) Allah'ın Resulü mizahı sadece saf gerçeğe dönüştürdü.
     -- Sen Allah katında değersiz değil (pek kıymetli)sin. (Bunun için biz de seni seviyoruz Ya Zahir)

 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın