|
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar
Mektup
Değerli Kardeşim!
Zihinlerin nicelik ve çokluk sisiyle bulanık
olduğu bir çağda soyut olan bir meseleyi dile getirmek, elbette ki zor bir hâdisedir.
Evet insanlık mânevi bir kış dönemine girmiştir. baharın ve yazın yemyeşil
kaliteli ürünleri kaybolmuştur. Bazı çekirdekler ve temel kökler kalmışsa da
onlar da toprak altında gizlenmişlerdir. Popüler olanlar asla kaliteli değillerdir...
İşte bu çalışmamızdaki gâyemiz, o çekirdek ve kökleri ikinci bir dönem ve
yeni bir bahar için muhafaza etmektir... Sizin gibi çekirdek olabilecek bazılarını
korumak için bir kaç formülü kaleme alıyorum:
1-Yüzlerce delile dayanarak,
diyebiliriz ki, bu asır bir âhir zaman asrıdır. Yâni dünyanın âhirete, küfrün
dine, nefsin kalbe, kadının erkeğe, maddenin mânâya, niteliğin niceliğe,
toplum ve cemaatin ferde, sanâyinin tabiata, suniliğin fıtriliğe üstün geldiği bir
çağdır. İşte bu asrın bu bedbahtlığını tersine çevirmek veya dengelemek
için, birileri çıkıp; yalnız âhiret, din, kalp, nitelik demeli, eski
geleneklerde olduğu gibi, erkeklik erkini, mânevi hâkimiyetini istemeli. Evet niceliği
temsil eden "Deccalın büyük gücü, maddeyi ve dünyayı esas alan Yahudiler
ile nefsâni duyguları esas alan erkekleşmiş feminist kadınlar olacak" diye
rivâyetlerden anlaşılıyor.
Ve bir rivâyette şöyle denilmiştir:
"Alimin ölümü, âlemin ölümüdür." Çünkü âlim, âhireti, dini,
niteliği, mânâyı temsil etmektedir. Bir kişi olduğu halde âlem demektir.
Kur'an'da `İbrahim tek başına bir ümmet idi' denilmektedir.
2- Evet nitelikli bir küçük
çekirdekten, bir çok ağaç çıkabilir. Fakat, kof milyonlarca ağaçtan asla asıl
olacak bir çekirdek ve meyve çıkmaz. Yâni nitelik niceliği doğurabilir. Fakat
nicelik niteliği doğuramadığı gibi bilâkis boğar. Evet mânâdan ve maddeden
ruh yaratılıyor; fakat maddeden mânâ ve ruh üretilemez.
3- Cansızlar bitkilerden,
bitkiler hayvanlardan, hayvanlar insanlardan, insanlar müslümanlardan, müslümanlar
evliyalardan, evliyalar peygamberlerden daha çoktur. Bu bir nitelik kânunudur.
Yâni kalite arttıkça sayısallık azalır. Evet (keyfiyet) nitelik imtihanı
gerektirir. imtihan demek süzülme ve saflaşma demek... Saflaşma demek, ruhun bedene,
mânânın maddeye, tevhid ve birliğin çokluk ve sebeplere üstün gelmesi
demektir.
Yemâme savaşında 100 bin kafire karşı, 13
bin müslüman vardı. 10 bini de yeni mühtedi idi. (Yeni müslüman olmuşlardı.) 3
bini kaliteli eski müslümanlar idi. Ve o 3 binin hepsi de Kur'an'ı ezbere
biliyorlardı. 0 3 bin sahabe istişare ederek, yeni mühtedi olan o 10 bin kişiyi
önce savaşa karıştırmadılar. Onları kendilerine arka kuvvet yaptılar. Ve 3 bin
olarak 100 bine giriştiler. 700 fire ile 100 bini darmadağın ettiler. Sonra
arkada kalan 10 bin kişi gelip temizlik harekâtını tamamladılar.
İşte mânâ ve niteliğin gücü!..
Bedir savaşında oranlar şöyle idi: 300
müslüman, 1000 müşrik... ve netice zafer... Huneyn'de oranlar tersine idi: ve
netice büyük bir yenilgi... ve kaçış.
Allah'tan yine bir avuç müslüman direndiler,
sonucu müslümanların lehine çevirdiler.
Uhud'da ise: zafer heyecanı ve ganimet
gaileleri savaşı müslümanlara kaybettirdi... İşte niceliğin zararları!...
Evet nitelik çok zirvede ve güçlü
olduğundan niceliği de beraberinde getirir. Küçük bir incir çekirdeğinin kocaman
bir incir ağacını doğurması gibi.
4- Osmanlılarda okuma-yazma
oranı çok düşüktü. Fakat öyle dâhiler, edebiyatçılar yetişmişti ki, Cumhuriyet
döneminin bütün yazar-çizerleri ancak onların çırakları olabilirler.
5- Eski çağlar nitelik
çağları olduklarından, nitelikli liderler çıkardı; o asırları düzeltir veya
bozardı. Bu asır ise nicelik asrı olduğundan, o kaliteli fertlerin, mehdilerin
işini ancak geniş bir şahıs olan cemaat görebilir. Ve kaliteli bir cemaatın
oluşması içinde yine kaliteli çekirdeklere ihtiyaç var. Ve bu iş için de
sizin gibi kişiler ön ayak olmalıdır...
Bahaeddin Sağlam
Düşünen
İnsanlar İçin (dökümanlarından)
|