Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

Kulak

        İnsanoğlu başta olmak üzere, sahip olduğu en kıymetli şeyleri dahi hiçbir karşılık vermeden üzerinde bulmuş olmasına rağmen, balığın sudan  I habersiz yaşaması gibi devamlı gördüğü bir çok şeylerin de farkına varamamış, yaratıcısı hesabına bakmadığı için hayret edememiştir.
        Kâinatın, kopup gelen ve insan idrakinde yankılanan ilâhi mûsiki, tâbiatın, ağaçların, dalgaların, dili ile bir konuşmadır. Bu konuşmaya en iyi  tercûman insanlığın farkında olanların kulağıdır.
        J. D. Ratcliff, "Benim için mûcizeye benzer şeyler yapabilen elektronik beyin, insan kulağının yanında bir beton karıştırıcısı kadar basit ve  kabadır" diyor. İnsanlar icad ettiği cihazlarla yaptığı elektronik âletlerle, her zaman kendisine gurur payı ayırmıştır. 0 halde asıl hayrete ve takdire  lâyık kimdir? Hayran kalınacak kimdir? Kulaktaki mükemmellik seviyesine ulaşamayan en modern bir ses kontrol cihazının fiyatı yüzbinlerce liradır.  Halbuki onu yapan insan vefat edince götürülüp toprağa gömülür. İşte; insan kulağını yapanın erişilmez sanatı ve kudretinin zenginliği buradadır;en  ucuz maddelerden en pahalısını yapmak.

MİNYATÜRİZASYON HARİKASI OLAN KULAĞIMIZ

        Dr. Wayter Şamber bir eserinde; "gözleri küçük bir çocuğun, mini mini kulaklarına iliştiğinde, bu kulak gibi son derece nazik ve karışık bir  uzvun tesadüflere bağlanmasının imkânsızlığını ve bilâkis şuurlu bir iradenin mahsulü olması gerektiğini düşünmeye başladığını" yazıyordu.
        İşitme organımız kulak, saniyede 20-20. 000 defaya kadar titreşim yapan her sesi duyabilecek tarzda yaratılmıştır. Bizim, belirli ses  dalgalarını duyabilmemizin sebebi oldukça önemlidir. Eğer bir saniyede yirmiden az titreşim yapan ses dalgalarını duyabilseydik bir şelâlenin   çıkardığı gürültü bize hiç sevimli gelmeyecek, zaten rahatsız edici olan mekanik sesler insanın dayanma gücünü kıracaktı.
        İnsan, gözlerini en önemli duyu organı olarak kabul eder. Halbuki kulak olmasa, insan kendini sessiz bir dünyanın kahredici yalnızlığında  bulurdu ve hissi yönden körlükten daha kötü bir duruma düşerdi.
        Kulağın fiziki yapısı ise çok hassas ve ince yapılmış bölümlerden meydana gelir. Gergin ve dayanıklı bir zar dokusu olan kulak zarının  büyüklüğü, bir santimetreden fazla olup, çok karışık olan duyma işinin başladığı yerdir. Bir fısıltının çok hafif titreşimleri bile bu zarı çok az hatta bir  santimetrenin milyonda biri de olsa içeriye doğru iter. Kulak zarının bu çok küçük hareketi, bugün tamamıyla anlaşılamayan şaşırtıcı olaylar zincirini  başlatan ve insan için mâna taşıyan bir ses halini alır. Orta kulak kısmında, vücudun en küçük kemikleri bir arada asılı durur. Bunlar; örs, özengi ve  çekiç adını taşırlar. Görevleri kulak zarından geçen sesleri yükseltmektir. (22 defa) İnsanların yaptığı hoparlör teşkilâtıda sonuç olarak aynı işi görür.  Yükselen ses buradan iç kulağa geçer. İç kulak vücudun en sert kemiklerinden yapılmıştır. Bu bölümün başlıca işitme parçası kulak salyangozu  (koklea)'dır. Bunun kıvrımlı olan iç kısımları, sinir hücreleriyle dolu olup, hücrelerin her biri ayrı bir titreşimle ses verir. Orta kulağın özengi kemiği, iç  kulağa giden oval pencereye vurduğu zaman iç kulakta bulunan sıvıda bir titreşim başlar. Diyelim ki "orta do" sesi verilmiştir. 0 zaman sıvının  içindeki kulak salyangozunun "orta do"kılcal hücresi dalgalanmaya başlar. Bu dalgalanma, işitme sinirlerini besleyen bir elektrik akımı meydana  getirir ve bu akım 1, 86cm. uzaklıkta bulunan insan beynine gider. İşitme siniri bir kurşun kalemin içindeki kurşun kalınlığında olup 30 binden fazla  devreyi içine alır. (Büyük bir şehrin, telefon şebekesini çalıştıracak bir elektrik devresi) Kulak salyangoza binlerce elektrik mesajları besler. Bu  mesajları, düzene sokarak mânalı sesler haline getirmek ise beyinin görevidir. Kulaklarımız aynı zamanda değişik bir çok sesleri aynı anda   duyabildiği gibi bunların yönünü, uzaklığını, yakınlığını rahatlıkla tayin edebilir.
        İşitme, insanın çok marifetli yaratılan, iç kulağın ancak bir kısmının hikâyesidir. Kulak salyangozunun üstünde üç tane küçük ve sıvı ile  dolu yarım daire şeklinde kanal vardır. Bu kanallar, insanın denge organlarını teşkil eder. Bunlardan biri ileri, aşağı ve yukarı hareketleri, diğer biri  ileri hareketleri, üçüncüsüde yanlamasına hareketleri tespit eder.
        Eğer, insanın dengesi bozulursa kanallardaki sıvınında dengesi bozulur. Kıl hücreleri, bu bozulmayı tespit ederek beyine haber ulaştırır.  Beyinde, ilgili kasları çalıştırmak suretiyle, dik bir şekilde ayakta durmamızı temin eder ve otomatik pilot gibi tepetakla olmamamızı sağlar.
Hepimiz borç içinde doğduk. İnsan, yaratılmamızın sorumluluğunu, omuzlarımızda hissederek karşılığını vermeden aldığımız şeylerin  faturasına bir şeyler ödememiz gerekmez mi?
        Allah'ın bizden istediği çok değil. Verdiği çok. Şükretmek zor değil. Sadece samimi olmak yeterli. Bunları anlamayanlar olabilir. Normal.  Çünkü:
        KİMSE DUYMAK İSTEMEYEN KADAR SAĞIR OLAMAZ !!!  Biz işitip-idrak edenlerle muhatabız zaten.

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)

<
 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın