Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar
 “Emr”e İtâat

    Emr eşyanın geleceğini etkileyen, belirleyen her iştir. Küllî iradenin külliyen tecellîsidir. Hayatın seyrini etkileyen, belirleyen, şekillendiren hiçbir iş “emr”siz olmaz. Yaprak bile “emr”siz kımıldamaz. Fizik âlemde de metafizik alemde de bütün işleri yapan Allah’dır. Allah dilese Kur’an’la dağlar yürütülür, yer parçalanır, ölüler konuşturulur.1 Çünkü, “Emr bütünüyle Allah’a aittir”2. Yani Allah dilerse bütün bunları yapabilir. Fiziksel kanunların cereyan etmesi de “emr”, fiziksel kanunların inkıtaya uğraması da “emr”dir. Kâinatta her şey emre itaat halindedir. Allah her semâya emrini vahy etmiştir.3 Cemâdât, nebâtât ve hayvanât Allah’ın emrine tam itaatle huzur ve sükûna kavuşmuşlardır. Huzur ve sükûna erememiş tek varlık insandır. Onun da Allah’a giden yoldaki bütün arayışları ilâhî iradeye itaatı, “emr”e itaatı, bu husustaki çaba ve gayretleri huzura ve sükuna ermesine ve ebedî saâdeti elde etmesine vesile olacaktır.

Başa gelen musibetler “emr” iledir. Kıyametin kopması da “emr” ile olacaktır.4 Melekler Lût (a.s.)’ın kavminin başına gelecek felaketi haber verdiğinde Hazreti İbrahim bu azabın hafifletilmesini onlardan istemişti. Onlar dediler ki: “Ey İbrahim bu isteğinden vazgeç. Rabbinin emri gelmiştir. Geri çevrilemez bir azap onlara gelecektir.”5 Rabbimizin emri çıktıktan sonra dönüş olmaz.

“Emr” beşer olarak bizim için gizli olan, gayb konusuna giren, ilmi Allah’ın nezdinde olan işleri de hatırlatır: “Halk da emr de Allah’a mahsustur.”6 Bu ayette geçen halk, Cenab-ı Hakk’ın “el-hâlik” isminin tecellîsi olan varlıklardır. Biyolojik ve fiziksel kanunlar bu varlıklar için geçerlidir. “Emr” ise Cenab-ı Hakk’ın “el-bâri” isminin tecellîsi olan varlıklardır. Melekler ve ruh emr alemindendir: “De ki ruh Rabbimin emrindendir.”7 “Emr” alemi ile Cenabı Hakkın el-bâri’ ismi arasında bir alaka vardır: O Allah ki hâlikdır (cismânî varlıkları yaratandır) Bârîdir(rûhânî varlıkları yaratandır) Musavvirdir.( rûhâniyet ile cismâniyeti en güzel şekilde bir araya getirendir)8 Kur’an’da yeryüzünde cereyan eden, deprem, sel gibi tabii afetler ile fitne ve katil gibi toplumsal afetlerin yaratıcısı anlamında da “el-bâri’” ism-i şerifinin iştikak ettiği “berae” fiili kullanılır.9

El-ber’ü masdarı yaratmak anlamına geldiği gibi hastalığı iyileşmek anlamına da geliyor. İyileşme halk âlemi ile ilgili bir hâdise değil, emr âlemi ile ilgili bir hadisedir. Bir hastalıktan iyileşmemiz bedenimize ruh canlılığı veren Bâri’ Teâlâ’nın dilemesiyledir. Allah iyileşmeyi emr eder. “El-bâri” ismi tecellî eder, hasta da iyileşir. İlaç ve benzeri araçlar birer vesile. Asıl iyileşme Allah’ın dilemesiyle.

d234s016r1.jpg

Bütün bu anlattıklarımız “emr”in ruh ile alakasına işaret eder. Bu çerçevede “Ailene namazı emret, sen de ona devam et”10 ayetine bakalım: İnsanın ailesine namazı emr etmesi basit bir iş değil. Rûhunu ve bütün varlığını ortaya koyması gereken bir iştir. Emr ruh ile olur. Yaptığı bu eyleme ruhunu katmalıdır. Baba, ailesinin namaz kılmasını kendisine dert edinecek. Namazı ailesi ve çocukları için olmazsa olmaz bir amel olarak görecek. Böyle bir hal üzere olursa yaptığı emir de ailesine Allah’ın izni ile tesir edecek.

İnsana takvâ potansiyeli de fücur potansiyeli de verilmiştir.11

Nefsi insana kötülüğü12, şeytan insana fuhşiyâtı emreder.13 Ama yine de insan, nefsine ve şeytana teslim olmamalıdır. İnsan alemlerin Rabbine teslim olmakla emr olunmuştur.14 Müminlerden olmakla emr olunmuştur.15 Allah’a kulluk edip O’na ortak koşmamakla emr olunmuştur.16 “Allah adâleti, iyilik yapmayı, akrabaya vermeyi emretmiştir.”17

Emre uygun bir hayatı sürekli yaşamak zordur. İnsanı kocatacak ve saçını ağartacak kadar zordur. İstikâmet emre uygun bir hayatı sürekli yaşamak, ölüm gelinceye kadar sebat etmektir.18 Emre itaat, başka emirlere itaatı da getirir. Mesela namaz bir emirdir. Kılındığı takdirde namaz da başka güzellikleri insana emr eder. Namazın da bir emri var: “Ey Şuayb sana namazın mı atalarımızın ibadet ettiğini terk etmemizi emrediyor.”19

d234s016r2.jpg

Yukarıda Kur’an’da geçen esmaü’l-hüsnâ’dan el-hâlik, ismi ile el-bâri’ ismi arasındaki nüansa işaret etmiştik. Şu ayeti inceleyelim: “Siz buzağıyı kutsal edinmekle nefsinize haksızlık ettiniz. O halde yaratıcınıza(el-bâri’) tevbe edin. Nefsinizi öldürün. Yaratıcınız(el-bâri’) katında bu sizin için daha hayırlıdır.”20 el-Hâlik da yaratıcı demek olduğu halde burada el-bâri’ ismi kullanılmıştır. “Nefsinizi öldürün” ibâresi, canınıza kıyın, intihar edin, ruhunuzu öldürün anlamında değil; size rûhunuzu verene dönün, O’na yönelin, cismâniyetinizi azaltarak ruhunuzu arındırın anlamındadır. Ruhumuzu arındırma, maddî gıdalarımızı azaltıp, namaz, duâ, zikir gibi manevî gıdalarımızı artırmakla olur.

Müminler birbirine iyiliği emreder.21 Münafıklar ise birbirine kötülüğü emr eder.23 Müminler emri iyi anlar. Münafık emri anlamaz. Her şeyin emr ile olup bittiğinin farkına varmaz. “Emr alemi” ile bağlantı kuramaz. Emirler emr aleminden çıkar. Mü’min Allah’a teslim olup emre itaat edendir. Emr gayb aleminden bize açılan bir kapıdır. O kapıdan içeri girip arkasına bakmayan kurtulur.


Dipnotlar: 1) Ra’d(13), 31. 2) Ra’d(13), 31. 3) Fussilet(41), 12. 4) Nahl(16), 77. 5) Hûd(11), 76. 6) A’râf(7), 54. 7) İsrâ(17), 85. 8) Haşr(59), 24. 9) Hadîd(57), 22. 10) Tâhâ(20), 132. 11) Şems(91), 7. 12) Yûsuf(12), 53. 13) Nûr(24), 21. 14) Mü’min(40), 66. 15) Yûnus(10), 104. 16) Ra’d(13), 36. 17) Nahl(16), 90. 18) Hûd(11), 112. 19) Hûd(11), 87. 20) Bakara(2), 54. 21) Tevbe(9), 71. 22) Tevbe(9), 67.

Şemsttin Kırış

 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın