|
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar
* Gül Yaprağı *
Dergahın kapısı hikmeti arayan herkese
açıktı. Dergaha hakikatin peşine düşen herkes kabul ediliyordu. Dergaha geçerli
olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.
Bir gün dergahın kapısına bir yabancı
geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Bu kapıda sessizce ve sezgiyle buluşmaya
inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak. veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı
açıldı, içerdeki mürid, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz
konuşmaları başladı. Gelen yabancı. dergaha girfcmek, fikir halkasına dahil olmak,
burada kalmak istiyordu. Kapıyı açan mürid bir ara kayboldu, sonra elinde ağzına
kadar suyla dolu bir kapla geri döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Mürid elindeki
dolu su kabıyla şunu demek istiyordu:
"Dergahımız yeni bir arayıcıyı kabul
edemeyecek kadar doludur."
Bu durum karşısında yabancı dergah bahçesindeki güllerin yanına gitti, güllerden
bir gül yaprağını alarak kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı
suyun üstünde yüzüyordu ve su bir damla dahi taşmamıştı. Bu durumu gören mürid
saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Hal dili ile şöyle
denilmişti:
"Dergahta suyu taşırmayan bir gül yaprağına
her zaman yer vardı".(
|