Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

KELEBEK

Bir Doku, Bir Dokuma

           Kelebeklerin kanatlarındaki desenler, küçük ve renkli pulların mozaik gibi işlenmesinden meydana gelmiştir. Bu hâliyle pullar, çatıda birbiri üzerine bindirilmiş kiremitlere benzer. Eğer kelebeği bir süre elinizde tutarsanız, parmaklarınıza ince bir toz tabakasının bulaştığını görürsünüz. İşte bu tozlar, aslında kelebeğin kanadını meydana getiren pullardan başka bir şey değildir.
           Farklı renkteki pullar, farklı boya maddelerini ihtiva ederler. Ancak bâzı kelebeklerin pullarında bu boya maddeleri bulunmaz. Yâni kanatlar tamamen renksizdir. Ancak ilâhi sanat, bu durumdaki kanatları da renkten mahrum bırakmamış ve onlara, güneş ışığını yansıtan bir özellik bahşetmiştir. Sizler bu renksiz kanatlarda her zaman bir gökkuşağı görebilir ve bu renklerin devamlı olarak değiştiğini fark edebilirsiniz.
           Bazı kelebeklere renk verean maddelerin, kelebekte bulunan kimyasal maddelerden meydana geldiği anlaşılmıştır. Meselâ Pieridae adı verilen bir kelebekteki sarı renkler, kelebekten salgı hâlinde çıkan ürik asitle açıklanmaktadır. Bazı kelebek türlerindeki renkler ise, tamamen kelebeğin yaşadığı ve beslendiği bitkilerden alınmaktadır. Meselâ, Venessidi adı verilen bir kelebekteki kırmızı ve kavuniçi fonlarındaki renkler, kelebeklerin larva hâlindeyken yaşadığı ağaç ve bitkilerden alınmaktadır. Yâni diğer bir ifâdeyle larva gıdalarındaki boya maddeleri, sonradan onların elbiselerini süslendirecektir.
           Evet, kâinatta hiçbir hususta israf yoktur. Renkler, kanatları sadece süslendirmekle kalmayıp onların sahibini de düşmanları tarafından yenmekten kurtarır. Çünkü bâzı renkler, bu kanatların zehirli olduğunu ihtar eder. kanatlardaki zehir, kelebeğin larva hâlindeyken yaşadığı ağaç veya bitkide bulunan maddelerden meydana gelir. Zehirlerin bir kısmı ısırgan gibi yakıcıdır. Bir kısmı ise insanlarda bile alerji ve kanamalara yol açar.
           Kelebeklerin kanatlarında yer alan renklerin hikmeti, bunlarla da bitmemiştir. Çünkü bu renkler, kelebeklerin bulundukları ortama uyum sağlamalarını ve böylelikle düşmanlarından korunmalarını da sağlar. Meselâ, Kallima adı verilen bir kelebek, bir dala konup kanatlarını kapattığı zaman, kurumuş bir yapraktan ayırdedilemez. Çünkü renklerinin yaprak renginde olmasının yanısıra, kanatlarındaki desenler de, ağaç yapraklarında bulunan damarlara benzer.
           Renkler gibi desenler de gâyesiz yaratılmamıştır. Çünkü kelebeklerin hayatı, büyük ölçüde bu desenlere bağlıdır. Bâzı kelebeklerin kanatlarında göze benzeyen lekeler vardır. Eğer bir kuş, böyle bir böceği yemek isterse, kelebek kanatlarını açıp bu lekeleri kuşa gösterir. Kendisine iki büyük gözün baktığını gören kuş, ürkerek kaçar. Baykuş kelebeğin arka kanatlarının altında, yine göze benzeyen lekeler vardır ve kelebek dala baş aşağı konarak düşmanlarını korkutur.
           Bu tür kelebeklerle yapılan bir araştırmada, kelebek önce bir kuş ile karşılaştırılmış ve kelebek ile tekrar bir araya getirilmiştir. Bu denemede kelebek, kuşu korkutmak için tekrar kanatlarını açmış fakat lekeler silinmiş olduğu için kuş, hiç korkmadan kelebeği yutmuştur.
           Evet, kâinatta parmak izinden tutunuz, kelebeğin kanatlarındaki izlere kadar her şeyde sonsuz bir ilim ve kudret kendini göstermekte ve kendini göstermekte ve insana, ebedi bir hayat için yaratıldığını müjdelemektedir. Çünkü âhiret yoksa yaratılan her şey, tam mânâsıyla israf olacaktır. Kelebeğin kanadındaki renk ve desenleri bin bir gâye ile düzenleyerek israf etmeyen zat, insanı ölümden sonra diriltmemekle israf eder mi?

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın