Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

KAMÇI

           At arabalarını kullananların laftan anlamayan atlarına istikamet vermek üzere kullandıkları kamçıları hepiniz bilirsiniz.
           Bu terbiye ve ceza aleti, geçmişte insanları doğru yola getirmek için de çok kullanılmıştır. Bugün ise kamçı cezasının İngiltere, Kanada, A.B.D.'nin Delaware eyaleti ve bazı Doğu memleketlerinde kullanıldığını biliyoruz.
           İngilizler, 1689 yılından itibaren, mahkumlara dayak atma işinde Dokuz Kuyruklu Kedi (Cat-o-nine tails) adını verdikleri bir kırbaç kullanmaya başlamışlardı. 0 sıralarda vurulan kırbaç sayısının çok olması, sık sık ölümlere sebep olurdu. Eskiden birkaç yüz kırbaç cezasına çarptırılmak olağan bir şey iken, bugün kırbaç sayısı 30'u geçemiyor. Ayrıca çok özel bir kırbaç olan dokuz kuyruklu kedinin kullanılmasından vazgeçilmiş ve doktor kontrolünde tatbik edilen normal kırbaçlarla, ölüm oranı binde bire düşürülmüştür.
           Dayağın, özellikle serserileri ürküten en tesirli ceza olduğuna, İngilizler geçirdikleri tecrübelerle inanmış bulunmaktadır. 1860-1880 yılları arasında Londra tam bir serseri yuvası haline gelmiş ve bunların şerrinden herkes İllallah demişti. İhmal edilmiş olan dayak cezasına yeniden başlanması, 20. yy'da türeyen serserileri çok kısa bir süre içinde sindirmeye yetti. Ve kişilere verilen cezalar, toplum huzurunu sağladı. Aslında bu durum Allah'ın bazı kavimlere vermiş olduğu cezaların küçük bir örneği sayılırdı. Çünkü Fecr suresinin 13.cü ayetinde, geçmiş zamanların meşhur kavimleri olan Ad, Semud ve Firavun kavimlerinden, onların Allah'a isyanlarından, fesad ve günahlarından bahsedildikten sonra şöyle buyuruluyordu:
           "Rabbin, onların üzerine azap kamçısını döktü."
Arapça'da kamçı manasına gelen (ve sin harfi ile yazılan) 'SAVT kelimesi, "karıştırmak" yerine de kullanılmaktadır ki; kamçı vurulduğunda kan ve derinin birbirine karışması sebebiyle manidardır. Ayette geçen kamçının "dökmek" fiiliyle ifade edilmesi de daha sonra göreceğimiz üzere son derece dikkat çekicidir.

ALLAH'IN KAMÇISI NE DEMEK?

           "Acaba Allah'ın kamçısı nasıl bir şeydir?" diye merak edenler çıkacaktır. Dünyaca ünlü Time dergisinin 8 Kasım 1982 tarihli nüshasında yayınlanan ve Allah'ın insanlara verdiği bir cezadan, asit yağmurlarından bahseden bir yazı, bu okuyucularımıza cevap niteliğindedir.
           Time dergisi bu haberi şu başlıkla vermiştir.
                      SESSİZ KAMÇI
           Evet, başlık sessiz kamçıdır. Bu haberde asit yağmurlarının meydana gelmesiyle ilgili bilgiler verilirken şöyle denmektedir.
           "Oksit kimyevi reaksiyonlar, diğer elementlerle nitrik ve sülfürik asitleri meydana getirir. Bunlar da havadaki nem ile KARIŞARAK asit yağmurları halinde dökülürler.
           Dikkat edilecek olursa, asit yağmurlarının combine (karışık) olduğu bildirilmektedir ki, bu ifade ayette geçen kamçı "SAVT" kelimesinin ifade ettiği diğer mana olan "KARIŞTIRMAK" kelimesi ile eşdeğerdir.
           İnsan suresinde geçen bir başka ibare de, eksozlardan ve fabrika bacalarından uçarak yayılan dumanların sebeb olduğu benzeri tahrifatlara işaret etmesi açısından son derece ilgi çekicidir.
           Bu sürenin 7. ci ayetinde "ŞERRİ MÜSTATİR BİR GÜN"'den bahsedilmektedir.
           Elmalılı Hamdi Yazır Efendi tefsirinde, müstatir kelimesi için "uçan, uçuşan, yangının veya sabahın yayılması gibi bir ufuklara dağılıp yayılma özelliği taşıyan" tariflerini getirmektedir.
           Müfessir Katade de, "bütün insanlar için geçerli olacak şekilde yayılacak bir şerrin, gökler ile yeri dolduracağını" beyan etmektedir.
           Bugün Çernobil'deki kazada reaktörden sızarak yayılan ve bütün dünyayı felaketle başbaşa bırakan radyasyon ve yine bütün gökyüzünü kaplayıp asit yağmuru şeklinde insanların üzerine yağan zehirli gazlar acaba insanlar için bir kamçı ve ikaz değil midir?
           ŞU MUHAKKAK Kİ; ONLARA BÜYÜK AZAPTAN ÖNCE, YAKIN AZAPTAN TATTIRACAĞIZ. (SECDE 21)

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın