|
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar
İlk Yaratılan Varlık Nuru
Allah Teâlâ buyurur:
“Zât-ı ulûhiyyetime yemin ederim ki sizin için Allah’ın Relûlünde iktidaya şâyân
muhakkak haslet-i hamîde, ahlâk-ı hasene vardır ki; o haslet Allah’ın sevâbını
ümid edip rıza-i ilahiyyeyi tahsile sa’y ile âhiret gününe iman eden ve Allah’ı
çok anan (zikreden) kimseler içindir.” (Ahzâb Sûresi/21)
Çünkü Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin beşeriyyete,
insaniyyete menfaat verecek sayılmaz derecede güzel hasletleri vardır.
Kur’an-ı azimü’ş-şan’da:
“Hiç şüphesiz en büyük bir ahlâk üzerindesin.” (Kelam Sûresi/4) fırka-i cemîlesiyle
Hak Sübhânehû ve Teâlâ Hazretleri sevgili Habibinin yüksek ahlâkını medh buyurmuştur.
Ümmetine şefâyt ve re’fet ve merhameti hakkında ve tevazu’ ve ahlâk-ı peygamberi
hakkında Kur’an-ı hakimde medh ve vasıfları beyan buyurulduğu gibi hadis-i şerif
şerhlerinde ve pek çok te’lif edilmiş eserlerde dahi fazâili beyân edilmiştir.
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
“Ben ancak mekârim-i ahlâkı, insanlık faziletini tamamlamak için gönderildim.”
buyurulmuştur. (Ahmed İbni Hanbel)
Başka bir hadisinde de:
“Beni medh ü senâda Meryem’in oğlu İsâ -aleyhisselâm- hakkında mübalağa
edildiği gibi haddi aşmayın. Ben ancak bir kulum. O halde bana sadece Allah’ın kulu
ve peygamberi deyiniz,” diye buyurmuştur. (Buhârî, c. 2 s. 17)
Hz. Âişe -radıyallahu anhâ-ya Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ahlâkı
soruldukda:
“Onun ahlâkı Kur’ân idi,” demiştir. (Buharî)
Keza:
“Yâ Rabbi! Kime ezâ ettimse o ezâmı o kimseye vesile-i ıslâh ve rahmet kıl,”
buyurmuştur. Bu hadis-i şerif ümmetine ta’limdir. Yoksa Resûl-i Ekrem Efendimiz hiç
bir ümmetine asla ezâ etmiş değildir. (Buharî)
Yine:
“Ya Rabbi! Ben bir insanım. Her insan gibi benim de hoş vaktim ve gazablandığım
zaman olabilir. Ümmetimden herhangi bir kişiye lâyık olmadığı bir sözle eğer
hitab eder isem o sözümü o mü’min için günahında mağfirete ve sana yakınlığa
vesile kıl da kıyamet gününde bu vesile ile divân-ı ilâhiyyene o kimse yaklaşsın.”
buyurulmuşlardır ki bu hadîs-i sahih de mümmetine bir nümûne-i imtisâl ve ahlâk-ı
haseneyi ümmetine ta’limdir.
Bir hadis-i şeriflerinde de:
“Kim bana itaat ederse hakîkatte Allah’a itaat etmiş olur. Kim de bana isyan ederse
şüphesiz Allah’a âsi olmuş olur.” (Buhari, Müslim)
“Hiçbir kimse ben kendisine babasından, evlâdından ve bütün insanlardan daha
sevimli oluncaya kadar gerçek iman etmiş olmaz.” (Buhari, Müslim)
İmam-ı Abdü’r-Rezzak -rahmetullahi aleyh-’in rivâyetinde Câbir bin Abdillah
el-Ensârî -radıyallahu anh- buyurmuştur ki:
-Yâ Resûlullah! Anam babam sana fedâ olsun. Allah Teâlâ Hazretlerinin cümle eşyadan
evvel halk ettiği ne nesnedir? dedim.
Buyurdu ki:
“Yâ Câbir! Tahkikan allah tebareke ve teala Hazretleri cemi eşyadan evvel senin
Peygamberinin nurunu kendi nurundan yaratdı. Dahi şöyle eyledi ki; O nur Allah Teâlâ’nın
kudretiyle dilediği yerlerde devredip gezerdi. O zaman ne levh, ne kalem, ne cennet, ne
cehennem, ne melek, ne gök, ne yer, ne güneş ne ay, ne cin, ne de ins vardı. Hâsılı
mahlûkattan bir nesne yaratılmamışdı.
Hazret-i Ömer -radıyallahu anh-’den mervidir ki: Resûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- buyurdu:
“Âdem -aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm hayatı işleyip günahâr olduğu zamanda;
-Ya Rabb Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- hakkı için beni mağfiret eyle, dedi.
Hak Teâlâ:
-Yâ Âdem sen Muhammed’i nice bildin ki ben onu henüz halk etmedim! diye buyurdu. Âdem
-aleyh’s-/salatü ve’s-selam dedi:
-Oradan bildim ki sen beni yed-i kudretinle halk edip bana ruh nefhettiğin zamanda başımı
kaldırıp arş üzerinde:
"Lâ ilâhe illallah Muhammeden Rasûlullah" yazılmış gördüm. Bildim ki sen
ism-i şerifini ancak sana cemi’ halkın en sevgilisi olan bir kimsenin ismine muzaf
eylersin, dedi. Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri:
-Yâ Âdem! Doğru söyledin. o bana halkın en sevgilisidir. Madem ki O’nun hürmetine
benden mağfiret istedin, muhakka ben seni afv eyledim. Eğer Muhammed -sallallahu teâlâ
aleyhi ve sellem- olmasaydı, seni halk etmezdim buyurdu.
M. Sami RAMAZANOĞLU
|