Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

Hüsniye Nine

Gönlü Rasulullah (s.a.v.) aşkıyla dolu bir kadınh

        Bundan 26 yıl evvel, küçük bir kasabada devlet hizmetinde doktorluk yapıyordum. Kasabaya gelişimden 6 ay sonra 5   evlâdını harp meydanlarında şehid vermiş Hüsniye Nine ile tanıştım. Hüsniye Nine, kızının çamaşır yıkayarak kazandığı  üçleş kuruş ile geçiniyordu. Kasabanın müftüsü bana Hüsniye Nine hakkında şunları söylemişti:
        -"Bu muhtereme kadın bir iki küçük süre ve fatiha'dan başka Kur'ân'dan bir şey bilmez para verirsin, almaz. Kendi kazancı ile aldığı ekmeği suya batırarak yer, ama hakiki bir müminedir 0.
        Kasabanın zenginleri nedendir bilinmez şefkat ve yardımda kolları kısa idi. Bu muhtereme kadına yardım edecek devlet   kurumları da kasabada yoktu.
        Ben:  "Müftü efendi, ben bu kadıncağızın ekmek parasını vereyim ama bu yardımın Kızılay'dan olduğunu söylersin  kendisine " dedim. Müftü memnun oldu ve Hüsniye Nine'ye yardımda bulunmak bana nasip oldu. Ben kasaba doktoru olarak sonraki  günlerde Hüsniye Nine'yi daha çok sevdim, 0'nun ne kadar muhterem bir kadın olduğunu anladım. Bir gün bana:
        -"Doktor Hanım, ben ölürsem gazhânenin yukarısındaki mezarlık var ya, onun en tepesine beni gömdürür müsün"   dedi.
        Aradan birkaç ay geçti. Bir soğuk kış gecesi rüyamda yemyeşil bir üzüm bahçesinde dolaşıyordum. Karşıdan Hüsniye Nine   bana:
        -"Doktor Hanım bana üzüm verir misin?" dedi.
Uyandım, dışarıda bir gürültü duyup dışarıya çıktım, evimin yanındaki manav mevsimin son üzümünü satmaya getiren  üzümcü ile fiyat konusunda tartışıyordu. Üzümcü:
        "Bunlar mevsimin son üzümleri onun için bu kadar pahalı" diyordu. Ben belki de rüyanın etkisiyle üzümleri satın aldım.   Hüsniye Nine'nin evine gittim, müftü de oradaydı. Hüsniye Nine'nin hasta olduğunu öğrendim. Yattığı odaya gittim. İçeri girer girmez  Hüsniye Nine:
        -" Doktor Hanım evlâdım, demek üzümlerimi getirdin " dedi. Birkaç üzüm tanesi yedikten sonra:  -"Ben artık Allah'a kavuşuyorum evlâdım, bana Kur'ân oku" dedi. Okumaya başladım.
        Aşağı yukarı 6-7 âyet okudum. Birden bire Hüsniye Nine ağlamaya başladı.
        " Beni kaldırın, kaldırın! " dedi. Müftü efendi ve ben koltuk altlarından tutup kaldırdık. Birden "La ilâhe illallah  Muhammeden Rasulullah" dedi. Gözlerini, küçük kulübesindeki pencereye doğru dikti. Yüzünde bir tebessüm belirdi ve yüksek  sesle:
        -" NİÇİN ZAHMET BUYURDUNUZ YÂ RESÛLALLAH! " dedi. Hemen akabinde Hüsniye Nine ruhunu teslim etti.
        Bir anda o küçük ve fakir odayı hiçbir kokuya benzetemeyeceğim ve kelimelerle ifâde edemeyeceğim bir koku kapladı.   Hüsniye Nine'yi geçende yine rüyamda gördüm.
        "Doktor Hanım beni unuttun mu?" diyordu.  Seni unutmadık Hüsniye Nine.
        Seni unutamayız.  Nur içinde yat.   Mekânın Cennet olsun.

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın