Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

DUA

    Dualarımız Neden Kabul Edilmiyor?
    İbrahim b. Edhem, Basra çarşısında gezerken şöyle bir soruya muhatap olmuştur: "Ey Ebu İshak! Allah, Kur'an'da `Bana dua edin, dualarınızı kabul edeyim' buyuruyor. Biz dua ediyoruz; ama Allah duamıza karşılık vermiyor." Bunun üzerine İbrahim b. Edhem şöyle buyurmuştur:
    Çünkü sizin kalplerinizi on şey öldürmüş:
    * Allah'ı biliyorsunuz; ama 0'nun hakkını vermiyorsunuz, eda etmiyorsunuz..
    * Kur'an'ı okuyorsunuz; ama onunla amel etmiyorsunuz..
    * Allah Rasûlü'nü sevdiğinizi iddia ediyorsunuz; ama 0'nun sünnetini terk ediyorsunuz..
    * Şeytanın, düşmanınız olduğunu iddia ediyorsunuz, sonra da ona muvafık hareket ediyorsunuz..
    * Cennete müştâk olduğunuzu ifade ediyorsunuz, onun için çalışmıyorsunuz..
    * Cehennemden korktuğunuzu söylüyorsunuz, ondan kaçmıyorsunuz..
    * Ölümün hak olduğunu söylüyor; fakat onun için hazırlık yapmıyorsunuz..
    * İnsanların ayıplarıyla uğraşıp kendi ayıplarınızı unutuyorsunuz..
    * Allah'ın nimetlerini yiyor; fakat şükrünü eda etmiyorsunuz..
    * Ölülerinizi defnediyorsunuz; fakat ibret almıyorsunuz...


    Dualarınız nasıl kabûl edilsin ki!
    Bediüzzaman da; duanın mü'min kardeşi için gıyaben yapılmasının, Kur'an ve hadislerdeki duaları etmenin, hulûs, huşû ve huzuru kalple, namazlardan sonra, cuma ve icabet saatinde, üç aylar ve mübarek gecelerde yapılmasının kabule daha yakın olacağını belirtir, "Duam kabul edilmedi'' demenin mahzuruna dikkat çeker ve "Daha duanın vakti bitmedi veya daha iyi bir surette kabul edilmiş" demenin uygun olduğunu bildirir. "Dua ya bizzat istenilen şeyle makbul olur, ya da daha evlâsı verilir. Dua ubudiyetin ruhudur. Dua külliyet kesbederek devam etse, netice vermesi gâliptir. Dua üç nevidir: Birincisi; istidat lisanıyladır, ikincisi; ihtiyâc-ı fıtrî lisanıyladır, üçüncüsü de îhtiyaç dairesinde şuur sahiplerinin duasıdır." Unutmayalım ki; Allah (c.c.) "Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi."


    Ya görselerdi ne yaparlardı!
    Allah meleklerine sorar "Kullarım ne istiyorlar?" diye. Melekler "Sana tazim ediyorlar." derler. Allah sorar: "Onlar beni gördüler mi?" "Hayır" denir. Allah "Ya görselerdi?" diye cevap verir.
    Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor: "Resülullah (s.a.v.) buyurdular ki:
    "Allah'ın, yollarda dolaşıp zikredenleri araştıran melekleri vardır. Allahu Teâla'yı zikreden bir cemaate rastlarlarsa, birbirlerini "Aradığınıza gelin!" diye çağırırlar. (Hepsi gelip) onları kanatlarıyla kuşatarak dünya semasına kadar arayı doldururlar. Allah, -onları en iyi bilen olduğu halde- meleklere sorar:
    "Kullarım ne diyorlar?"
    "Seni tespih ediyorlar, sana tekbir okuyorlar, sana tahmid okuyorlar. Sana tazim (temcid) ediyorlar" derler. Rabb Teâla sormaya devam eder: "Onlar beni gördüler mi?", "Hayır!" derler.
    "Ya görselerdi ne yaparlardı?" "Eğer seni görselerdi ibâdette çok daha ileri giderler; çok daha fazla ta'zim, çok daha fazla tespihde bulunurlardı." derler. Allah, tekrar sorar:
    "Onlar ne istiyorlar?" "Senden, derler, cennet istiyorlar."
    "Cenneti gördüler mi?" der. "Hayır ey Rabb'imiz!" derler.
    "Ya görselerdi ne yaparlardı?" der.
    "Eğer görselerdi, derler, cennet için daha çok hırs gösterirler, onu daha ısrarla isterler, ona daha çok rağbet gösterirlerdi." Allah Teâla sormaya devam eder:
    "Neden istiâze ediyorlar?" "Cehennemden istiâze ediyorlar" derler.
    "Onu gördüler mi?" der. "Hâyır Rabb'imiz, görmediler!" derler. "Ya görselerdi ne yaparlardı?" der.
    "Eğer cehennemi görselerdi ondan daha şiddetli kaçarlar, daha şiddetli korkarlardı." derler.
    Bunun üzerini Rabb Teâla şunu söyler:
    "Sizi şâhid kılıyorum, onları affettim! Resülullah (s.a.v.) sözüne devamla şunu anlattı:
    "Onlardan bir melek der ki: "Bunların arasında falanca günahkâr kul dahi var. Bu onlardan değil. O başka bir maksadla uğramıştı, oturuverdi."
    Allah Teâla.. "Onu da affettim, onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturanlar da onlar sayesinde bedbaht olmazlar" buyurur." Buhâri, Daavât 66, Müslim, Zikr 25, (2889); Tırmizi, Daavât 140, (3595).


     İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir. Allah'a taleb edilen (dünyevî şeylerden) Allah'ın en çok sevdiği afiyettir. Dua, inen ve henüz inmeyen her çeşit (musibet) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyle ise sizlere dua etmek gerekir. " Tirmizî, Daavât 112, (3542)


     Rivayete göre:YA HAYYUM YA KAYYUM sıfatları, Mevla Teala'nın isimlerinin en büyüğüdür. Bunlara "İsm-i Azam" denmiştir. İsa (a.s.) "ölüleri diriltmek istediğinde, bu isimlerle dua ederdi. Denizde boğulma tehlikesine maruz kalanların, "Ya Hayyü, Ya Kayyüm" ismiyle duaya devam etmelerinin lazım olduğu rivayet edilmiştir.


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın