Sıcak bölgelerdeki
tırtıllar ancak birkaç hafta yaşarlarken tüylü ayı
tırtılı güve haline gelmek için tam 14 sene bekler.
(bilinen en uzun ömürlü tırtılgil)Yani donma erime
süreçlerine bir kez değil tam 13 kez maruz kalır.
Donma hadisesi genelde
canlılar için ölüm demektir. Zira, hücrelerin
içindeki sıvı donduğunda oluşan kristal parçaları,
hücre zarını yırtmakta ve hayati maddelerin bu
yırtıktan dışarı akması sebebiyle hücrenin
canlılığı sona ermektedir. Fakat Kuzey Kutbundaki
bazı canlılar ve tüylü ayı tırtılları, kimyevi
bir madde olan gliserolü üreterek hücrelerin donarak
ölmesine mani olmaktadır.
Haziran ayının ilk
günlerinde Kuzey Kutbunda, güneş, ufukta parıltılar
saçarak yükselir. Bu arada, tundra yarıklarındaki
buzlar da yavaş yavaş erir. Buz kristallerinden
yapılmış bir kozanın içinde sabırla bekleyen
tüylü ayı tırtılı, yavaş yavaş kıpırdanmaya
başlar. Buzları eriyen parmak büyüklüğündeki bu
böcek, daha sonra, nasibini aramaya koyulur. Tırtıla
sadece katı bir şekilde donma sanatı ilham edilmiş
değildir. Donma-erime sürecini yavaş hareketler
dizisiyle kimyevi olarak kontrol edebilme kabiliyeti de
kendisine verilmiştir. Bu ihsan sayesinde böcek,
donmaya karşı bir çeşit bağışıklık sistemine
sahip olduğu için derin donduruculardan daha soğuk
olan o bölgelerde hayatını sürdürebilmektedir.
Rahman'ın kendisine sarıp
sarmaladığı battaniye için de tırtıl, sessizce
beklemeye başlar. Öyle ki ne bir nefes ne de bir kalp
atışı duyulur.
Sıcak bölgelerdeki
tırtıllar ancak birkaç hafta yaşarlarken tüylü ayı
tırtılı güve haline gelmek için tam 14 sene bekler.
(bilinen en uzun ömürlü tırtılgil)Yani donma erime
süreçlerine bir kez değil tam 13 kez maruz kalır. Her
yaz sadece üç haftalık bir süre, onun metabolik
faaliyetlerini hızlandırarak büyüyebilmesi için
elverişlidir. Bu zaman içinde tırtıl diken
tarlasını andıran tüyleriyle bir güneş pili gibi
enerji toplar ve bunu aldığı gıdaları hazmetmekte
kullanır. Üç hafta bitince önce sindirim sistemi
sonra kanı ve ardından hücrelerinin içindeki
sitoplazma dışında her şeyi donar. Bu donma süreci
gliserol vasıtasıyla yavaşladığı için hücreler
fiziki ve metabolik yönden kendilerini tahrip etmeyecek
kadar küçük kristallerin teşekkül etmesine zemin
hazırlar.
İlim, şuur, irade ve
kasıt dolu bu hadise, tatmin edici bir şekilde
"Tabiat" senaryosu ile açıklanabilir mi?
Evet. Bu gliserolün
arabalarda kullanılan antifriz gibi hücrelerin
donmasını engelleyen bir hususiyette olduğunu bilen ve
bunu böceğe ihsan eden ancak ve ancak, gliserol'ü,
hücreleri, tırtılı, kutuplardaki iklim şartlarını,
dünyayı ve kainatı yaratan Zât olabilir.
Görüldüğü gibi en küçük şey, en büyük şeyle
irtibat halindedir. Kainatı yaratamayan bu hadiseye
parmak karıştıramaz. 0 halde sağır, kör, cahil,
kudretsiz, iradesiz ve gayesiz sebepler ve tabiatın
yarattığını iddia etmek, masallar ve efsanelerde
anlatılan hadiselerin gerçek olduğunu iddia etmek
kadar gülünçtür.
Uzakta, buzlar ülkesinde,
parmak kadar tırtılı, muhteşem pembe ayaklarıyla
yaratan, onu besleyip giydiren, hayatı için ne
gerekiyorsa veren Allah, bizim yaptıklarımızdan
habersiz değildir.0, YARATANDIR.
KUSURSUZCA VAREDEN, ŞEKİL VE SURET VERENDİR.
EN GÜZEL İSİMLER 0'NUNDUR.
0, AZİZ (Üstün ve güçlü), HAKİMDİR (Her şeyi
yerli yerinde yapar.) HAŞR 24
|