|
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar
Ayıp
Canlı organizmanın en küçük parçası olan hücre son derece maharetli bir
kimyagerdir. Çünkü hem kendi hayatiyetini devam ettirmek, hem ' de üyesi
bulunduğu hücre topluluğunda kendisine düşen vazifeleri yerine getirmek için çok
kısa zamanda binlerce makro molekülü sentezler ve bir o kadarını da parçalar. Bu
işleri yaparken de katiyyen israf yapmaz, vazifesiz bir tek molekülü bile sentezlemez.
Hatta bazen bir moleküle birkaç vazife yükler. Yâni maksimum ekonomi
prensiplerine göre çalışır. Yaptığı işlerde mükemmel mantık kâidelerini
uygular. İşte bu yüzden bazı meşhur biyokimyacılar "hücrenin moleküler
mantığı" tâbirini kullanmışlardır. Halbuki hücre tamamen cansız
maddelerden ibârettir. 0 halde şuurlu ve mantıklı hareketini ne ile izah edebiliriz?
Hücre maharetli bir kimyagerdir demiştik.
Sebebine gelince; Hücre binlerce molekülü bir kaç basit maddeden sentezler ve bu
moleküllerin görevi bittikten sonra tekrar aynı basit maddelere çevirerek
dışarı atar. Meselâ sadece yirmi çeşit amino asitten binlerce farklı yapı ve
görevi olan proteinleri imâl eder. Bir bakteri hücresi yaklaşık 3000 çeşit
proteini 20 adet amino asitten, aynı reaksiyon ortamında, doğru oranlarda aynı anda
ve çok kısa bir zamanda sentezleyebilmektedir. Bir tek proteini bir kaç saniyede
sentezler.
Halbuki protein sentezi kimyacılar tarafından
ilk olarak 1969'da yapılabildi. İyi bir kimyager çok basit bir proteini
sentezleyebilmek için bir çok pahalı madde ve kompleks otomatik cihazları kullanır,
yüzlerce değişik işlemleri uygular ve aylarca çalışması gerekir. Hele bir
kaç maddeyi aynı anda aynı kapta ve aynı maddelerden başlayarak sentezlemeyi hiç
düşünmez. Çünkü imkânsız olduğunu bilir.
Hücrenin yaptıklarına şöyle bir örnek
daha verebiliriz. Bir ev hanımı bir miktar su, un, yağ ve biraz da tuz alıyor. Aynı
tencerede, aynı anda ve çok kısa bir zamanda hem çorba, hem pilav, hem sulu
köfte, hem de baklava pişiriyor. Acaba mümkün mü? 0 halde şuursuz küçük bir
hücre, şuurlu bir ev hanımının ve maharetli bir kimyagerin yapamadığını
nasıl yapabiliyor? Bu ilmi nereden öğrenmiştir. Düşünmeye değmez mi?
Dahası var. Hücrede cereyan eden kimyevi
reaksiyonlarda verim yüzde yüzdür. Yani hiç yan ürün meydana gelmez. Bu da
günümüzdeki modern kimyacıların hayal bile edemedikleri bir şeydir. Çünkü hiçbir
kimyevi reaksiyonda yüzde yüz verim elde edilemez. Mutlaka yan ürün olur.
Hücreler tek başlarına yaşayabildikleri
(bakteriler gibi) gibi, toplu halde de yaşarlar. Bu durumda daha da büyük vazifeler
yaparlar. Trilyonlarca hücrenin beraberce çalıştığı bir canlıyı meselâ
yaklaşık 80-100 trilyon hücreye sahip bir insanı düşünelim. Bu hücrelerin her biri
kendisi için gerekli olan bütün işleri yaptığı gibi, diğer hücrelerle ortak
olarak vazifesini de yapar. Böylece trilyonlarca hücre hiç haberimiz olmadığı
halde fevkalâde intizamlı bir ordu gibi çalışarak yaşamamıza hizmet ederler.
Bu ordudaki fertlerin hiçbirinin ilmi ve şuuru olmadığına göre, acaba bunları
idare eden kimdir? Bir insanı meydana getiren, hücreleri idare eden, o insanlardan
habersiz olur mu?
Vücûdumuzda gayesiz ve başıboş bir tek
hücresi, hatta bir tek atomu olmayan insan gayesiz ve başıboş olabilir mi? Bu
vazifesini araştırıp öğrenmeyene, büyük bir kimyager bile olsa, insan
denilebilir mi? Varın kararı siz verin.
Düşünen
İnsanlar İçin (dökümanlarından)
|