Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

Amin

        Vücudun dışına bakan her kimse, onun bazı yerlerde kesintiye uğrayan, yer yer kalınlaşıp incelen bir deri tabakasıyla kaplı olduğunu  müşahede eder. Deri, değişik tabakaları, kılları, ter ve yağ bezleriyle vücudumuzda müstakil bir sistem halinde incelenir. Bu yazımızda   derinin önemli bir elemanı olan ter bezlerinden bahsedecek ve bilhassa vücudumuzun belirli yerlerinde daha çok miktarda bulunuşunun  fizyolojik önemini anlatmaya çalışacağız.

EL AYASI VE AYAK TABANI

        Ter bezleri yönünden el ayaları ve ayak tabanları bir hususiyet göstermekte, vücudun en zengin ter bezlerini bu iki bölge ihtiva etmektedir.  Vücuttaki ter guddelerinin miktarı 2 milyon civarındadır. EI ayasında ve ayak tabanlarındaki miktar ise, santimetrekare başına ortalama 370 adet ter  bezidir. Bunun için el ayaları ve ayak tabanları vücudun en çok terleyen yerleridir. Koltuk altlarında terleyen ter bezleri ise ayrı bir grup içerisinde   mütalâa edilmekte, el ve ayak tabanlarındaki ter bezlerinden farklı yapı göstermektedirler.
        Ter bezlerinin salgılamış olduğu terin kimyevi terkibini inceleyecek olursak, belli bir takım sonuçlara varabileceğiz. Ter, muhtelif  maddelerin terkibinden ibaret sulu bir mâmuldür. Her terleyen şahıs kendi terinin tuzlu olan tadını ve yapışkan olan halini anlayabilir. Bu %99'u   sudan ibaret olan terin içerisinde yer alan sodyum kloridden ve glikozdan ileri gelmektedir. Bu maddelerden başka terin muhtevasında potasyum,  üre, ürik asit, amonyum ve kreatinin mevcudiyeti kimyasal analizlerle gösterilmiştir. Görüleceği üzere terin yapısında yer alan maddelerin çoğu vücut  için itrah maddeleri olarak kabul edilen elementlerdir. Bu maddeler böbreklerden atılan maddeler olup, az miktarda da ter yoluyla atılmaktadır.
        Terin muhtevâsında yer alan bol miktardaki su, terin vücut sathına çıkmasıyla uçmakta, yani buharlaşmaktadır. Bu durumda terin  yapısında yer alan ürik asit, derinin sathına yayılmış olan terin asit reaksiyon veren kimyevi bir sıvı haline dönüşmesine sebep olmaktadır. Bu hafif   asidik tabaka oldukça ince olmasına rağmen biyolojik ehemmiyeti oldukça fazladır. Bu tabaka sayesinde deri bakteri ve mantarlara karşı  kendini ve dolayısıyla vücudu korumaktadır.

NETİCE

        Koltuk altlarında yer alan ter bezlerinin salgılarının kalevi reaksiyonda olmasına ve bu vasatın bakterilerin üremesine elverişli olmasına  karşılık, el ayasında ve ayak tabanında yer alan ter bezlerinin asidik salgıları katiyyen bakteri ve diğer bir grup zararlı ve ufak mikroorganizmaların  üremesine imkân vermemektedir. Hayreti mucip bir diğer noktada, her müslümanın ibadetlerden sonra herhangi bir duaya "AMİN" derken ellerini  yüzüne sürmesini bir Peygamber (S.A.S.) emri olarak yapması ve teyemmümün şartlarından birisinin de temiz bir taşa veya yere sürülen ellerin   yüze sürülmesinin bulunmasıdır. Acaba ter bezlerinin salgılarının vücudumuzda sağlanmış olduğu sterilizasyon, yani mikroptan temizlenme   işleminin duâların ve ibadetlerin akabinde okunan Fatiha-ı Şeriften sonra ellerimizi yüzlerimize sürmekle aynı neticenin yüzümüz için de  mevzubahis olduğunun farkında mıyız?

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın