Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar

6 MİLYONLUK YALAN!

           İkinci Dünya Harbi'nde kendisini muharip bir parti olarak ilân eden "Yahudilik", büyük kayıplardan muzdaripti. Diğer milletler, ölüleri I için yas tutuyor, âbideler dikiyor ve onların hatıralarına yıldönümü düzenliyorlardı. Yahudiler ise ölülerini "dünya hâkimiyetine" doğru basamak olarak kullandılar. Onlara, siyâsi bir yatırım ve kuvvet kazanmada tesirli bir âlet gözü ile bakıyorlardı. Diğer ülkelerin kahramanlarının mezarlarında hatıraları için çiçek açarken, Yahudi mezarlarında bugün bile propaganda nutukları atılmaktadır.
           Hollywood, onlar sayesinde muazzam iş yapmış ve yabancılar, Yahudi mezarlarının başında korku ve suçluluk duyarak titremişlerdir!.. Harpten kurtulan Yahudiler, dünyanın merhametini kazandıkları gibi, intikam ve "Dünya Hâkimiyeti hakkını da elde ettiler! Ve en büyük sahtekârlıklardan birini daha gerçekleştirdiler.
           2. Dünya Savaşı'nda yer alan bir çok ülkenin kayıpları, Yahudilerden fazlaydı. Ukranya'daki altı milyon insan, Kremlin planlarından dolayı açlıktan ölmüştü. Ama Dünya, Ukrayna'yı imtiyazlarla mükâfatlandırmadı. Katy Ormanları'ndaki müşterek mezarlara kitle hâlinde gömülen kurbanların yakınlarına, çift tayın verilmedi. Bruno ölüm yürüyüşünden kurtulanlar, tazminat alamadı. Bromberg, Prag veya Yugoslavya katliamlarının suçları. Nüremberg'te asılmadılar!
           Toplam 40 milyon kişinin öldüğü 2. Dünya Savaşı'nda Yahudilerden başka kimsenin sesi çıkmadı. Ve onların yönettiği radyo istasyonları, gazeteler, film şirket!eri ve Nüremberg Mahkemesinin acımasız hâkimleri "6 milyon şehid" yaygaralarıyla bütün dünyanın başını yıllar boyu şişirdi..
           Altı milyon!.. Yahudi olmayanlar korku ile büzülmüşken, bir tek kimse bile bu sahte rakam hakkında ortaya çıkıp bir şey söylemeye cesaret edemedi!
           Acaba bu altı milyon kurban neredeydi?
           Nüremberg başsavcısı General Taylor'a, bu altı milyon rakamını nereden çıkardığı sorulduğunda, bunun S.S. Generali Ohllendorf'un itirafından elde edildiği söylemişti. Daha sonra Amerikan Yahudileri'nin bu "itiraf"ı Ohllendorf'a işkence yaparak aldığı meydana çıktı! Yahudi °Şehidleri" (!)nin bu yüksek rakamını desteklemek için, sahte vesikalar da kullanılıyordu.
           Dünya, altı milyon Yahudinin katledildiği masalına nasıl inandı veya inandırıldı? Todesmühle (Ölüm Değirmeni) adlı propaganda filmindeki gaz odası sahneleri ve cesedler, nerelerde filme alındı?
           1945 senesinin sonunda, Dachau temerküz kampında yeni misafirler görüldü. Fakat bunlar Yahudi değil, mağlûb Alman halkının bir kısmı, yâni "harb suçluları" idi. Mevcut binalara en kısa zamanda yeni ilaveler yapılması emri verildi. Fakat her şeyden önce, kampların bahçe güzellikleri bozulmalıydı. Çünkü sık sık sinemaya giden Amerikalıları, hele bir korku filmi seyredecekleri düşündükleri sırada, Yahudilerin bu güzel binalarda ve bahçelerde ızdırap çektiklerine inandırmak bir hayli güç olacaktı. Bahçeler, harap bir vaziyete getirildikten sonra Alman esirlere bir kan çukuru kazmaları emri verilerek bu çukurdan, kanı boşaltacak kanalların açılması istendi. Böylelikle dünya Yahudi kanının dereler gibi akıtıldığına daha kolay inandırılabilecekti. Bunlara ilaveten gaz odaları gibi görünen banyolar, giyimde odalarında ve kabul salonları inşâ edildi. Bu görünüşü verebilmek için, betondan ayrı bir bina yapıldı ve duvarlara ufak deliklerden açıldı. Bu sahte binalar, bugün bile teşhir edilmekte ve ziyaretçilere, öldürücü "ölüm gazı"nın bu deliklerden verildiği anlatılmaktadır! Esir Alman işçilere, ayrıca "kurbanların enselerinden kurşunlandıkları bir idam sahası" inşâ etmeleri için de emir verilmişti.
           Bavyera Hükümeti'nin Devlet Bakanı yardımcısı ve aynı zamanda da temerküz kamplarından çıkan Alman Yahudilerinin başı olan Philip Auerbach, kampta bir "idam ağacı"nın bulunması fikrini ortaya attı. Parktaki bir çam ağacı yelerinden sökülerek oraya nakledildi Bu ağacın yatay olarak uzanan bir dalı bulunmaktaydı. Bu ağacın yatay olarak uzanan bir dalı bulunmaktaydı. Bu dalın ucu kesildi ve geri kalan kısmı, ipler yardımıyla aşındırıldı. Sonunda oldukça parlayan bu dal, günde yüzlerce Yahudinin asıldığı "ispat eden"bir "delil" haline geldi!
           Yahudiler, plânladıkları senaryo gereğince bu kampı bir işkence salonuna çevirmişler ve kapısına da, orada 238.000 Yahudinin öldürüldüğünü yazan bir tabelâ asmışlardı. Fakat ceset yakma fırınlarının sadece iki bölümü vardı. 238.000 cesedin yakılması için, bu fırınların hiç durmaksızın üç sene çalıştırılması gerekiyor ve bu takdirde de 530 ton insan külünün nakledilmesi meselesi ortaya çıkıyordu.
           Peki, bu küller nereye atılmıştır?
           Bir Amerikan Yahudisi olan C.LC.( ) vazifelisi, kampın sebze bahçesine kadar her yeri didik didik kazmalarına rağmen, neticede ne kül, nede yahudi cesedi bulabildiler. (1949) Kamptaki birçok bina ve acıklı zulüm senaryosu, Todesmühle filminin çekimi için hazırlanmış olduğundan bunda şaşılacak bir şey yoktu.
           Amerikan yahudileri, savaş suçlusu olarak itham ettikleri bir subaya, bir Alman şehrinin fotoğrafını göstermişler ve şöyle demişlerdi:
           -Anladığımıza göre, cesetleri bu resimde de görülebilen 20.000 Yahudinin öldürülmesini siz emretmişsiniz!
           Fotoğraf, bir çukura doldurulmuş ve parça parça olmuş cesedleri gösteriyordu. Alman subay, kısaca cevap verdi; "Bunlar Yahudilerin cesedleri değil, hava hücumlarında ölen bu şehrin sakinleridir. Yani bunların hepsi Alman'dır. Aklıma gelmişken şunu da söyleyeyim, polis kuvvetlerinin şefi iken, bu resmin çekilmesini de ben emretmiştim."
           Yahudi propagandacıları, film prodüktorleri, gazetecileri ve C.I.C. vazifelilerinin şişirip yaydıkları 6 milyon katledilmiş Yahudi masalı ile alâkalı olarak daha binlerce "delil" gösterilebilir.
           C.LC. ('Karşı Casusluk Teşkilâtı)
           6 milyon rakamı doğru mudur?
           1933'te Sovyetler Birliği'ndekiler hariç Avrupa Yahudileri'nin toplam sayısı rakamla 5.600.000 idi. Amerikan Yahudi Meclisi bu rakamı, 11 ocak 1945 tarihli "New York Times" Gazetesinde yayımlanan istatistiklerden çok iyi bilir. Bu 5.600.000 Yahudi'den en az 1 milyonu 21 haziran 1941 tarihine kadar hiçbir Vakanın olmadığı Doğu Polonya'daki Molotov Ribbentrop bölgesinde yaşıyordu. "Baseler Nachrichten" istatistiklerine göre Sovyet Rusyadakiler hariç Avrupa'da 5 milyon yahudi yaşıyordu. Fakat bu 5 milyonun içinden tarafsız memleketlerde oturanlar çıkarılmalıdır. Çünkü onlar savaş sırasında bir şey olmamıştır. 1942 Dünya yıllığının istatistik rakamlarına göre ise, Cebeli Tarık'ta, İngiltere adalarında, Portekiz, İspanya, İsviçre, İrlanda ve Türkiye'de yaşayan Yahudi'lerin sayısı 420.000 idi.
           Netice olarak Nasyonal Sosyalizm ulaşabildiği Yahudi'lerin sayısı asla 4.500.000'den fazla değildi.
           Yine aynı tarafsız haber kaynağı "Baseler Nachrichten" 1933 ve 1945 yılları arasında hazırlanan Yahudi istatistik bilgilerine dayanarak İngiltere, İsveç, İspanya, Portekiz, Avustralya, Çin, Hindistan ve Filistin'e göre göç eden 1.500.000 Yahudi'nin Almanya, Avusturya, Polonya veya Çekoslovakya pasaportu taşıyanların %80'ini teşkil ettiğini belirtiyordu. Baseler Nachrichten'in raporuna göre ayrıca yarım milyon Yahudi, Hitlerin Rusya'ya karşı harekete geçmesinden önce Sibirya'ya kaçmışlardı. Yâni Hitler'in zulmedebileceği Yahudi sayısı, iki buçuk milyonu geçmiyordu. Peki, bu ikibuçuk milyon Yahudinin hepsi öldürülmüş müydü? Hayır. Çünkü 1946 yılında, yani Hitlerin ölümünden ve ikinci Dünya Harbi'nin bitiminden bir sonra yapılan sayımlarda, Rusya hariç olmak üzere Avrupa'da 1.559.600 Yahudi'nin yaşadığı anlaşılmıştır. Mâkul olan âzamî Yahudi kurbanlarının sayısı, bir ilâ bir buçuk milyon olabilir, çünkü Hitler ve Himmler'in ulaşabildiği yerlerde bundan fazla Yahudi yoktu. Ancak hemen kaydetmeliyiz ki, Yahudilerin hakiki kayıtları bu rakamın çok altındaydı.
           Amerikalı bazı yetkililer, temerküz kamplarında katl olarak kaç kişinin kaybolduğunu meydana çıkarmak gayesiyle harpten sonra bir araştırma yaptılar. 1951'de yayınlanan raporlarına göre bu kamplarda 1,2 milyon insan ölmüştür. Ancak bu sayı, Yahudileri, Çingeneleri, Ukraynalıları ve buların dışındaki milletleri içine almaktadır. Buna göre kaybolan Yahudilerin sayısı 500.000 veya 600.000 geçmez.
           Almanya'nın kayıpları ne kadardır? 3.600.000 Alman askeri Dünya Yahudileri tarafından harpte öldürülmüştü. 1.200.000 sivil bombardıman sırasında, 2.400.000 Doğu Almanyalı, 600.000 Sudeten Almanı ve 200.000 Alman Tâbüyetli yabancı ise, harp sonrasında katledilerek öldürüldüler. 1.400.000 Alman hapishanelerde, P.T.W. kamplarında veya Müttefikler ile Sovyetlerin temerküz kamplarında can verdiler.
           Bu gün şu bir hakikattir ki Alman halkı Yahudi kamplarının varlığını bile bilmiyordu. Öyle ise Almanların (Nazilerin), Prag meydanlarında yapılanlar derecesinde bir katliam yapması düşünülemez. Çünkü bütün Alman kuvvetlerine denk muazzam bir Yahudi topluluğunun bir araya gelmesi imkansız görünmektedir. Yani Almanlar cephane, yiyecek ve petrol nakletmelerinin bile güçleştiği bir devrede, hep Yahudi mi katlettiler? Milyonların kitle halinde imhâsının gizli kalmış olacağı akla yatkın mıdır? Böyle bir hâdise olsaydı Rus radyosu veya Batı propagandacıları susar mıydı? Alman Genel Kurmayı'nın ve Nasyonal Sosyalist Partisi'nin en mahrem sırlarının casusular tarafından öğrenildiği bir ortamda, bu "katliam"ların gizli kalması mümkün müydü? Bu vahşetlerden NEDEN SAVAŞ SONRASINDA BAHSEDİLMEYE BAŞLANDI?
           6 Milyon Yahudi'nin katli ile alakalı hakikati, "Demir Perde"nin ve Amerikan politikacılarının mor kadife perdelerinin arkasında aramak gerekir!
           Yahudilerin hâyalî filmlerine konu olan temerküz kamplarında bulunanların isimlerini ihtiva eden listeler, bugün Federal Alman Hükümeti'nin arşivlerindedir. Almanlar neden bunları basmaya cesaret edememişlerdir? Çünkü böyle yapsalardı, Almanya'nın kalkınması Yahudiler tarafından engellenecekti.
           Bu propaganda rakamı Dünyanın sempatisini kazanmak için gerekli idi. Kurbanların sayısını arttırmakla Dünya zaferi tekrarlanacak ve Yahudi olmayanlara daha fazla eziyet etme imkanı doğacaktır.
           NOT: Bu propagandanın ne derece tesirli tesirli olduğunu daha iyi' anlamak için, bir kaç yıl sonra (14 Mayıs 1948) Filistin'de kurulacak olan İsrail Devletinin ortaya çıkışını hatırlamak gerekir.
           II.Dünya Savaşı ve akabindeki kargaşa sadece Yahudi'nin işine yarayacak bir malzeme bırakmış. Bize düşen laf-ı güzafı bırakıp Kur'an'ı anlamaya çalışmak...

Düşünen İnsanlar İçin (dökümanlarından)


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın