|
Kalbin Sesi - Konu ve Notlar
6
MİLYONLUK YALAN!
İkinci
Dünya Harbi'nde kendisini muharip bir parti olarak ilân
eden "Yahudilik", büyük kayıplardan
muzdaripti. Diğer milletler, ölüleri I için yas
tutuyor, âbideler dikiyor ve onların hatıralarına
yıldönümü düzenliyorlardı. Yahudiler ise
ölülerini "dünya hâkimiyetine" doğru
basamak olarak kullandılar. Onlara, siyâsi bir
yatırım ve kuvvet kazanmada tesirli bir âlet gözü
ile bakıyorlardı. Diğer ülkelerin kahramanlarının
mezarlarında hatıraları için çiçek açarken, Yahudi
mezarlarında bugün bile propaganda nutukları
atılmaktadır.
Hollywood,
onlar sayesinde muazzam iş yapmış ve yabancılar,
Yahudi mezarlarının başında korku ve suçluluk
duyarak titremişlerdir!.. Harpten kurtulan Yahudiler,
dünyanın merhametini kazandıkları gibi, intikam ve
"Dünya Hâkimiyeti hakkını da elde ettiler! Ve en
büyük sahtekârlıklardan birini daha
gerçekleştirdiler.
2.
Dünya Savaşı'nda yer alan bir çok ülkenin
kayıpları, Yahudilerden fazlaydı. Ukranya'daki altı
milyon insan, Kremlin planlarından dolayı açlıktan
ölmüştü. Ama Dünya, Ukrayna'yı imtiyazlarla
mükâfatlandırmadı. Katy Ormanları'ndaki müşterek
mezarlara kitle hâlinde gömülen kurbanların
yakınlarına, çift tayın verilmedi. Bruno ölüm
yürüyüşünden kurtulanlar, tazminat alamadı.
Bromberg, Prag veya Yugoslavya katliamlarının
suçları. Nüremberg'te asılmadılar!
Toplam
40 milyon kişinin öldüğü 2. Dünya Savaşı'nda
Yahudilerden başka kimsenin sesi çıkmadı. Ve onların
yönettiği radyo istasyonları, gazeteler, film
şirket!eri ve Nüremberg Mahkemesinin acımasız
hâkimleri "6 milyon şehid" yaygaralarıyla
bütün dünyanın başını yıllar boyu şişirdi..
Altı
milyon!.. Yahudi olmayanlar korku ile büzülmüşken,
bir tek kimse bile bu sahte rakam hakkında ortaya
çıkıp bir şey söylemeye cesaret edemedi!
Acaba
bu altı milyon kurban neredeydi?
Nüremberg
başsavcısı General Taylor'a, bu altı milyon
rakamını nereden çıkardığı sorulduğunda, bunun
S.S. Generali Ohllendorf'un itirafından elde edildiği
söylemişti. Daha sonra Amerikan Yahudileri'nin bu
"itiraf"ı Ohllendorf'a işkence yaparak
aldığı meydana çıktı! Yahudi °Şehidleri"
(!)nin bu yüksek rakamını desteklemek için, sahte
vesikalar da kullanılıyordu.
Dünya,
altı milyon Yahudinin katledildiği masalına nasıl
inandı veya inandırıldı? Todesmühle (Ölüm
Değirmeni) adlı propaganda filmindeki gaz odası
sahneleri ve cesedler, nerelerde filme alındı?
1945
senesinin sonunda, Dachau temerküz kampında yeni
misafirler görüldü. Fakat bunlar Yahudi değil,
mağlûb Alman halkının bir kısmı, yâni "harb
suçluları" idi. Mevcut binalara en kısa zamanda
yeni ilaveler yapılması emri verildi. Fakat her şeyden
önce, kampların bahçe güzellikleri bozulmalıydı.
Çünkü sık sık sinemaya giden Amerikalıları, hele
bir korku filmi seyredecekleri düşündükleri sırada,
Yahudilerin bu güzel binalarda ve bahçelerde ızdırap
çektiklerine inandırmak bir hayli güç olacaktı.
Bahçeler, harap bir vaziyete getirildikten sonra Alman
esirlere bir kan çukuru kazmaları emri verilerek bu
çukurdan, kanı boşaltacak kanalların açılması
istendi. Böylelikle dünya Yahudi kanının dereler gibi
akıtıldığına daha kolay inandırılabilecekti.
Bunlara ilaveten gaz odaları gibi görünen banyolar,
giyimde odalarında ve kabul salonları inşâ edildi. Bu
görünüşü verebilmek için, betondan ayrı bir bina
yapıldı ve duvarlara ufak deliklerden açıldı. Bu
sahte binalar, bugün bile teşhir edilmekte ve
ziyaretçilere, öldürücü "ölüm gazı"nın
bu deliklerden verildiği anlatılmaktadır! Esir Alman
işçilere, ayrıca "kurbanların enselerinden
kurşunlandıkları bir idam sahası" inşâ
etmeleri için de emir verilmişti.
Bavyera
Hükümeti'nin Devlet Bakanı yardımcısı ve aynı
zamanda da temerküz kamplarından çıkan Alman
Yahudilerinin başı olan Philip Auerbach, kampta bir
"idam ağacı"nın bulunması fikrini ortaya
attı. Parktaki bir çam ağacı yelerinden sökülerek
oraya nakledildi Bu ağacın yatay olarak uzanan bir
dalı bulunmaktaydı. Bu ağacın yatay olarak uzanan bir
dalı bulunmaktaydı. Bu dalın ucu kesildi ve geri kalan
kısmı, ipler yardımıyla aşındırıldı. Sonunda
oldukça parlayan bu dal, günde yüzlerce Yahudinin
asıldığı "ispat eden"bir "delil"
haline geldi!
Yahudiler,
plânladıkları senaryo gereğince bu kampı bir
işkence salonuna çevirmişler ve kapısına da, orada
238.000 Yahudinin öldürüldüğünü yazan bir tabelâ
asmışlardı. Fakat ceset yakma fırınlarının sadece
iki bölümü vardı. 238.000 cesedin yakılması için,
bu fırınların hiç durmaksızın üç sene
çalıştırılması gerekiyor ve bu takdirde de 530 ton
insan külünün nakledilmesi meselesi ortaya
çıkıyordu.
Peki,
bu küller nereye atılmıştır?
Bir
Amerikan Yahudisi olan C.LC.( ) vazifelisi, kampın sebze
bahçesine kadar her yeri didik didik kazmalarına
rağmen, neticede ne kül, nede yahudi cesedi
bulabildiler. (1949) Kamptaki birçok bina ve acıklı
zulüm senaryosu, Todesmühle filminin çekimi için
hazırlanmış olduğundan bunda şaşılacak bir şey
yoktu.
Amerikan
yahudileri, savaş suçlusu olarak itham ettikleri bir
subaya, bir Alman şehrinin fotoğrafını göstermişler
ve şöyle demişlerdi:
-Anladığımıza
göre, cesetleri bu resimde de görülebilen 20.000
Yahudinin öldürülmesini siz emretmişsiniz!
Fotoğraf,
bir çukura doldurulmuş ve parça parça olmuş
cesedleri gösteriyordu. Alman subay, kısaca cevap
verdi; "Bunlar Yahudilerin cesedleri değil, hava
hücumlarında ölen bu şehrin sakinleridir. Yani
bunların hepsi Alman'dır. Aklıma gelmişken şunu da
söyleyeyim, polis kuvvetlerinin şefi iken, bu resmin
çekilmesini de ben emretmiştim."
Yahudi
propagandacıları, film prodüktorleri, gazetecileri ve
C.I.C. vazifelilerinin şişirip yaydıkları 6 milyon
katledilmiş Yahudi masalı ile alâkalı olarak daha
binlerce "delil" gösterilebilir.
C.LC.
('Karşı Casusluk Teşkilâtı)
6
milyon rakamı doğru mudur?
1933'te
Sovyetler Birliği'ndekiler hariç Avrupa Yahudileri'nin
toplam sayısı rakamla 5.600.000 idi. Amerikan Yahudi
Meclisi bu rakamı, 11 ocak 1945 tarihli "New York
Times" Gazetesinde yayımlanan istatistiklerden çok
iyi bilir. Bu 5.600.000 Yahudi'den en az 1 milyonu 21
haziran 1941 tarihine kadar hiçbir Vakanın olmadığı
Doğu Polonya'daki Molotov Ribbentrop bölgesinde
yaşıyordu. "Baseler Nachrichten"
istatistiklerine göre Sovyet Rusyadakiler hariç
Avrupa'da 5 milyon yahudi yaşıyordu. Fakat bu 5
milyonun içinden tarafsız memleketlerde oturanlar
çıkarılmalıdır. Çünkü onlar savaş sırasında
bir şey olmamıştır. 1942 Dünya yıllığının
istatistik rakamlarına göre ise, Cebeli Tarık'ta,
İngiltere adalarında, Portekiz, İspanya, İsviçre,
İrlanda ve Türkiye'de yaşayan Yahudi'lerin sayısı
420.000 idi.
Netice
olarak Nasyonal Sosyalizm ulaşabildiği Yahudi'lerin
sayısı asla 4.500.000'den fazla değildi.
Yine
aynı tarafsız haber kaynağı "Baseler
Nachrichten" 1933 ve 1945 yılları arasında
hazırlanan Yahudi istatistik bilgilerine dayanarak
İngiltere, İsveç, İspanya, Portekiz, Avustralya,
Çin, Hindistan ve Filistin'e göre göç eden 1.500.000
Yahudi'nin Almanya, Avusturya, Polonya veya Çekoslovakya
pasaportu taşıyanların %80'ini teşkil ettiğini
belirtiyordu. Baseler Nachrichten'in raporuna göre
ayrıca yarım milyon Yahudi, Hitlerin Rusya'ya karşı
harekete geçmesinden önce Sibirya'ya kaçmışlardı.
Yâni Hitler'in zulmedebileceği Yahudi sayısı, iki
buçuk milyonu geçmiyordu. Peki, bu ikibuçuk milyon
Yahudinin hepsi öldürülmüş müydü? Hayır. Çünkü
1946 yılında, yani Hitlerin ölümünden ve ikinci
Dünya Harbi'nin bitiminden bir sonra yapılan
sayımlarda, Rusya hariç olmak üzere Avrupa'da
1.559.600 Yahudi'nin yaşadığı anlaşılmıştır.
Mâkul olan âzamî Yahudi kurbanlarının sayısı, bir
ilâ bir buçuk milyon olabilir, çünkü Hitler ve
Himmler'in ulaşabildiği yerlerde bundan fazla Yahudi
yoktu. Ancak hemen kaydetmeliyiz ki, Yahudilerin hakiki
kayıtları bu rakamın çok altındaydı.
Amerikalı
bazı yetkililer, temerküz kamplarında katl olarak kaç
kişinin kaybolduğunu meydana çıkarmak gayesiyle
harpten sonra bir araştırma yaptılar. 1951'de
yayınlanan raporlarına göre bu kamplarda 1,2 milyon
insan ölmüştür. Ancak bu sayı, Yahudileri,
Çingeneleri, Ukraynalıları ve buların dışındaki
milletleri içine almaktadır. Buna göre kaybolan
Yahudilerin sayısı 500.000 veya 600.000 geçmez.
Almanya'nın
kayıpları ne kadardır? 3.600.000 Alman askeri Dünya
Yahudileri tarafından harpte öldürülmüştü.
1.200.000 sivil bombardıman sırasında, 2.400.000 Doğu
Almanyalı, 600.000 Sudeten Almanı ve 200.000 Alman
Tâbüyetli yabancı ise, harp sonrasında katledilerek
öldürüldüler. 1.400.000 Alman hapishanelerde, P.T.W.
kamplarında veya Müttefikler ile Sovyetlerin temerküz
kamplarında can verdiler.
Bu
gün şu bir hakikattir ki Alman halkı Yahudi
kamplarının varlığını bile bilmiyordu. Öyle ise
Almanların (Nazilerin), Prag meydanlarında yapılanlar
derecesinde bir katliam yapması düşünülemez.
Çünkü bütün Alman kuvvetlerine denk muazzam bir
Yahudi topluluğunun bir araya gelmesi imkansız
görünmektedir. Yani Almanlar cephane, yiyecek ve petrol
nakletmelerinin bile güçleştiği bir devrede, hep
Yahudi mi katlettiler? Milyonların kitle halinde
imhâsının gizli kalmış olacağı akla yatkın
mıdır? Böyle bir hâdise olsaydı Rus radyosu veya
Batı propagandacıları susar mıydı? Alman Genel
Kurmayı'nın ve Nasyonal Sosyalist Partisi'nin en mahrem
sırlarının casusular tarafından öğrenildiği bir
ortamda, bu "katliam"ların gizli kalması
mümkün müydü? Bu vahşetlerden NEDEN SAVAŞ
SONRASINDA BAHSEDİLMEYE BAŞLANDI?
6
Milyon Yahudi'nin katli ile alakalı hakikati,
"Demir Perde"nin ve Amerikan
politikacılarının mor kadife perdelerinin arkasında
aramak gerekir!
Yahudilerin
hâyalî filmlerine konu olan temerküz kamplarında
bulunanların isimlerini ihtiva eden listeler, bugün
Federal Alman Hükümeti'nin arşivlerindedir. Almanlar
neden bunları basmaya cesaret edememişlerdir? Çünkü
böyle yapsalardı, Almanya'nın kalkınması Yahudiler
tarafından engellenecekti.
Bu
propaganda rakamı Dünyanın sempatisini kazanmak için
gerekli idi. Kurbanların sayısını arttırmakla Dünya
zaferi tekrarlanacak ve Yahudi olmayanlara daha fazla
eziyet etme imkanı doğacaktır.
NOT:
Bu propagandanın ne derece tesirli tesirli olduğunu
daha iyi' anlamak için, bir kaç yıl sonra (14 Mayıs
1948) Filistin'de kurulacak olan İsrail Devletinin
ortaya çıkışını hatırlamak gerekir.
II.Dünya
Savaşı ve akabindeki kargaşa sadece Yahudi'nin işine
yarayacak bir malzeme bırakmış. Bize düşen laf-ı
güzafı bırakıp Kur'an'ı anlamaya çalışmak... |
Düşünen İnsanlar İçin
(dökümanlarından)
|