Ana Sayfa

Geri
El-Vâris (c.c.)

(Servetlerin geçici sâhipleri, elleri boş olarak yokluğa döndükten sonra,
 varlığı devâm eden, servetlerin hakikî sâhibi.)

    Allahu teâlâ mülkün vârisidir, her şeye vâris ancak O'dur. Çünkü mülkün ortaksız sâhibi O idi. Ortaksız vârisi de O olacaktır.
Allahu teâlâ mülkünden istediği mikdân, istediği insanlara verir, yâni onlara muvakkat bir zamân için tasarruf hakkı bağışlar. Onlar da bunun Allah'ın bir lütuf ve ihsânı olduğunu unuturlar, kendileri için müktesep bir hak sanırlar da tasarruflarında hiçbir emr ü ferman tanımazlar. Hayatta bulundukları müddet, ancak kendi keyiflerine göre kullanırlar. Ölünce mal ve mülkümüz vârislerimize kalır ya, o da bir kâr diye haklı haksız demeyip mal toplarlar, İşte bu şekilde tasarruf dâvasında bulunanların ellerindeki âriyet tasarruf hakkı alınır. Kendileri de gider, biter de, ortaksız olarak Evvel ve Âhir, bâkî ve Mâlik bulunan Allahu teâlâ kalır.
            KULA YARAŞAN ŞEY:
    Elindeki mal ve servetin hattâ hayâtının sâhip ve mâliki ve sonunda vârisinin ancak Allahu teâlâ olduğunu bilerek, kendisinin bir emânetçi bulunduğunu kabûl etmeli ve işleri nefsânî arzularına göre değil, Allah'ın emirlerine ve kanunlarına göre yürütmelidir. Allah'ın sevmediği ve emretmediği tasarruflarla, sağken türlü türlü bozuk muâmeleler, öldükten sonra da, meselâ, vârisleri hakkında, kanun dışı olarak kimine az, kimine çok, kimine hiç bir vasiyyet yapmamak gibi, kendisini çok ağır bir mes'uliyet altına atmamalıdır.

Ali Osman Tatlısu


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın