Ana Sayfa

Geri
Er-Rezzâk (c.c.)

(Yaradılmışlara faydalanacakları şeyleri ihsân eden.)

    Rızk, Allahu teâlâ'nın bilhassa yaşayan mahlûkâtına faydalanmalarını nasip ettiği şeydir. Rızk yalnız yenilip içilecek şeylerden ibâret değildir. Kendisi ile intifâ olunan her şeye rızk denir.
            ZÂHİRÎ VE MÂNEVÎ RIZK:
    Zâhirî rızklar, her türlü yiyecek ve içecek, giyilecek ve kullanılacak eşya, nukut, mücevherat ve hattâ bir kimsenin çoluk çocuğu, karısı, vücudunun çalışma kudreti, bilgisi, mülk ve serveti hep bu kısımdandır. Allahu teâlâ insanlara eşyânın hassalarını, tabiat kanunlarını ve her şeyi idâre eden esasları öğretmiştir. Bunlar hep insanlar için rızk ve refah sebepleridir. Kâinatta her şey bir hazînedir, boş şey yoktur.(Sûre: 3 (Âl-i İmrân), âyet: 191 74)
    "Rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ" âyet-i celîlesi tabiatta gizli olan bu hazîneler üzerine dikkat nazarlarımızı çekmek için indirilmiştir. Şu halde her şeyi incelemek ve ondaki hassalardan faydalanmak icâbeder. Yoksa malından, kudretinden, ilminden intifâ edemiyenler merzuk değil, nasipsizdir. Mânevî rızkların kaynağı semavî kitaptır. Fakat bugün dünya yüzünde hiçbir harfi değişmeyen ve indirildiği gibi aslını muhafaza eden tek kitap Kur'ân-ı Kerîm'dir. Kur'ân, en son Kitâb olarak bütün peygamberlerin sonuncusu ve yükseği, kâinatın kendisi ile iftihar ettiği Muhammed Mustafa salla'Ilâhu aleyhi ve sellem Efendimiz Hazretlerine indirilmiştir. Diğer kitapların ortada asılları yoktur. (Kitâb-ı mukaddes) •'' nâmı ile ellerde dolaşan kitaplar, insan eliyle kirletilmiş, birçok hükümleri değiştirilmiş, birçok tahrifat yapılmıştır. Bu cihet, Kur'ân'ın şehâdetiyle sâbit olmuş bir hakikat-ı kat'iyyedir. Onun için onlarda mânevî rızk yoktur, mânevî zehir vardır. Bunlardan sakınmak gerekir.
    Maddî rızklar, yaradılışında saftır, temizdir. Fakat insan eliyle kirlenirse, insan ondan nefret ve istikrah eder. Meselâ, Nisan yağmuru temiz bir kap içinde toplanırsa, o suyu herkes kana kana son damlasına kadar içer, fakat aynı su içine kirli bir el dalarsa, hiç kimse onu içmek istemez. Mânevî rızklar da böyledir. Allah'ın vahiy suretiyle indirdiği hakikatlere insan eli karışırsa saffet-i asliyesini kaybeder. Rûhun muhtaç olduğu gıdayı veremez bir hâle gelir.
            KULA GEREKEN ŞEY:
    Yiyeceğine, içeceğine, giyeceğine nasıl dikkat ediyorsa, iyisini ve temizini arıyorsa, ruhunun gıdası demek olan olsun.

Ali Osman Tatlısu


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın