Kalbin Sesi - Aile Saadeti
 |
Erkekle kadın 
arasındaki farklardan 
bazıları  |
 |
5
- HACCIN EDÂSI VE SEFERLE İLĞİLİ FARKLAR
Zengin olan Müslüman ve
mükellef kadına, Zengin erkekte olduğu gibi Hac
farzdır. Fakat kadının hac vazifesini ifâ edebilmesi
için yanında kecası, babası ve oğlan kardeşi gibi
nikâhla varması ebediyen haram olan erkeklerden
birisinin bulunması şarttır. Aksi takdirde her ne
kadar Haccın vucûbu. için olan zenginlik şartı var
ise de, edâsı için olan şart bulunmadığından hac
vazifesini ifâya gidemez.
Mahremsiz hacca gittiği
zaman işlediği günah ve vebal sevaptan daha
büyüktür.
Komşu kadınını ve
baldızını nikâhlama imkânı olmadığından
nikâhsız hacca götüren edepsizlerin ve böylelerine
fetvâ verenlerin halleri esef vericidir . Zira haram
olan bir Şeye câiz ve helal demek çok kötü ve
tehlikelidir.
Kadınların, İbadet ve
fazilet olan yere gidebilmesi için bu şartların
lüzûmu gerekirse, sefer müddetindeq (18 saalik
mesafede) ki sıla ziyaretine yâbancı memleketlere
seyahate, temsile, çalışmaya ve her çeşit yolculuk
icap eden yerlere gidebilmesi için, yanında mutlaka
mahremi olan erkeğin bulunması şarttır. Kadının
nikâhla varabileceği erkekler, yabancı erkek
olduğumdan böyle erkeklerle uzak yolculuğa gitmeleri
ve ikisinin yalnızbaş larına bir odada kalmaları
haramdır.
EBÛ SAİD ELHUDRİ
(R.A.)'dan mervi bir Hadis-i Şeriflerinde Resülü Ekrem
(S.A.V.) efendimiz şöyle buyurmuştur :
Allah (C.C.)'a ve âhiret
gününe inanan bir kadın, üç gün veya fazla
mesâfedeki sefere gitmesi helâl olmaz. Ancak
beraberinde babası, oğlan kardeşi, kocası, oğlu
veyahunnnnndi mahremlerinden (ebediyen nikâhlanması
haram olan erkeklerden) birisiyle gitmesi helâl ve câiz
olabilir." (Bnheri, Müslim, Ebu Dâvut, Tirmizi,
İbni Mâce)
Şu halde Mü'min ve
mükellef olan bir kadın, üç günlük uzak mesafede ki
gideceği yola, mutlaka yalnız gitmemesi lâzım ve
gidemez. Ancak, Hadis-i şerifte beyan edildiği gibi,
yanında ahlâklı ve Mü'min olan nikâhla varması
ebediyen haram olan erkeklerden birisiyle gidebilir.
Halbuki mükellef ve Mü'min erkek yalınız başına
gidebilir. Fakat erkeklerin, uzun yolculuğa iyi bir yol
arkadaşı ile gitmeleri sünnettir.
Bu yolculuk uçak ve
emsali vasıtalarla olsa dahi, pek çok tehlikeli
münasebetler ve zarûretler olabileceğinden, inanan
müslüman kadının mahremsiz gitmemesi lâzımdır.
Hakka teslim olmayan ahlaksız soyundan olân kadınlar
ise, günümüzde görüldüğü gibi giderler ve her
türlü ahlaksızlık ve haramları işlerler.
Bu mevzuda daha geniş malûmat, "İzahlı Mülteka
Tercümesi" adlı eserimizin birinci cildinin Hac
bahsi ile "Îslâm'a sokulan Bid'at ve
Hurafeler" 'in ikinci baskısının 174-176.
sayfalarında verilmiştir.
Hacc vazifesini ifaya
giderken olsun, ihrama giderken olsun, ister ihrama
girdikten sonra ve kâbeyi tavaf ederken olsun nerede ve
ne zaman olursa olsun kadın .Telbiyeyi (Lebbeyk
duasını) ve diğer duaları sesli olarak okumaz. Sessiz
olarak okur. Zira sesi mahremdir. Yabancı erkeklerin
şehvetini uyandırıp ve bir fitneye sebep
olabileceğinden günahtır.
Halbuki erkekler, her
yerde ve her zaman yapacakları duaları sesli olarak
yapabilirler. Hatta dereye inerken ve tepeye çıkarken
telbiye ve duaları yüksek sesle okumaları daha
sevaptır.
Kadın, ihrama gireceğinde dikişli elbiselerini soymaz,
çıkarmaz. O elbiselerinin üzerine ihramını giyer.
Erkek ise, para kemeri gibi taşıması zarurî olanlar
hariç dikişle dikilmiş diğer elbiselerini tamamen
çıkarır sade ihrama girer.
Kadın, saçı avret
olduğundan ihrama girdiği zaman başını ve saçını
açmaz Erkek ise bunun hilâfındadır . Fakat kadın
yüzünü örtmeyip açabilir.
Kadın, ayaklarına mest
ve ellerine eldiven giyebilir.
Kadın, Kâbe'i
Muaazzama'yı tavaf ederken remel yapmaz. Keza kadın
ihramda iken sağ omuzunu ihramdan çıkararak tavafda
bulunmaz. Safâ ile merve arasındaki derede
"Miyleyni ahzarayan" denilen yerde süratli
giderek say etmez. Erkek ise, bütün bu hükümlerde
kadına muhaliftir.
Kadın, Hacc. vâzifesi
hitamında Tıraş olunacağında başını kazımaz,
belki saçından kestirir ve kısaltır.
İzdihamlı ve kalabalık
zamanlarda kadın, HACERUL ESVED'İ İstilam etmez (elini
sürmez.) Safa tepesine çıkacağında da izdihamlı
olursa kadın yine çıkmaz.
Keza makamı İbrahim'de
namaz kılacağı zaman izdihamlı olursa, orada namaz
kılmayı da terk eder. Hayız ve nifas özründen
dolayı kadın, vedâ tavafını terk ettiğinde ve
tavafı ziyareti vaktinden sonraya tehir ettiğinde kan
akıtmak (kurban kesmek) lazım gelmez. Ancak özürlü
olduğu halde Tavafı ziyareti yaparsa, kurban lazım
olur. Geniş malumat "İzahlı MÜLTEKA
TERCÜMESİNDE" Beyan edilmiştir.
Hacca gidecek olan
kadının iddedte olmaması lazımdır. Bu iddet ister
talak iddeti olsun ister vefat iddeti olsun, Halk
arasında bu iddete "adar" denilmektedir.
Geniş izahı, Fıkıh kitaplarının talak bahsinde
mevcuttur.
TALAK İDDETİ : Kocası tarafından
boşanan kadının başka kocaya varabilmesi için
bekleyeceği müddettir ki, amelden kalmamış ve hamile
değilse, üç hayız görecek ve temizlenecektir.
Amelden kesilen ihtiyar kadın ise, üç ay
bekleyecektir. Şayet hamile olursa, hamlini (karnındaki
çocuğunu) doğuruncaya kadar bekler. Bu hükümler hür
kadınlara mahsustur. Cariyelerde değişir.
Bir kadın talak
sûretiyle boşanır ve böyle iddetini beklediği
müddet için de olursa, hacca gidemez. Velev ki yanında
mahremlerden bir erkek olsun, yine gitmesi caiz
değildir.
VEFAT İDDETİ : Kadının, Kocası
öldüğü zaman dört ay on gün beklemesi lazım olan
müddettir. Binaenaleyh kocası ölen bir kadının,
başka kocaya varabilmesi için dört ay 10 gün
beklemesi lazımdır. Keza Hacca gideceği zamanda bu
iddetten kurtulmuş olması lâzımdır. Aksi takdirde
kocâsı öldükten sonra ve bu iddetin müddeti içinde
hacca gitmesi caiz değil ve haramdır. Hatta kadının
iddet beklemesi hacc yolunda meydana gelse ue bulunduğu
yerde 18 saatlik sefer müddetinde olursa hacc vazifesine
devam edemez. Ya gerisin geri mahremi ile memleketine
dönmesi lazım veya orada yine mahremi ile hacc
kafilesininin dönmesini beklemesi lazımdır. Yani hacc
vazifesini yapamaz ve gidemez.
Meselâ : Hacca gitmek için
pasaport vesair hazırlıklar yapılırken veya bittikten
sonra kadının kocası ölse Hacca gidemez. Ancak 4 ay
10 gün sonra gidebilir Aynı hal hacc yolunda olsa, yine
hacc vazifesini îfâ edemez.
Bu hükümün daha
genişi, Fetâvâyı Hindiyenir. hacc bahsinin 219
sayfasında, Fetâvâyı Kâdıhanın 283. sayfasında ve
Merakılfelah Tahtavisinin 298. sayfasında mevcuttur.
İddet bekleyen kadının
sefer müddeti olan her hangi bir yolculuğa ve hacca
gidemeyeceğini beyan eden ilahi hüküm şöyledir .
"Onları (İddet
bekleyen kadınları) evlerinden çıkarmayın
(İddetleri bitinceye kadar) kendileride
çıkmasınlar." (Talak Suresi, 1)
Buraya kadar
naklettiğimiz amelî hükümlerin daha geniş izahı ve
senetlerî İslam hukukunun kanunlarını havî fıkıh
kitaplarımızda beyan edilmiştir
Arzû eden
okuyucularımız. "Îzahlı mülteka
Tercümesi" adlı eserimizden cevapları okuya
bilirler. |
Mustafa Uysal
|