Kalbin Sesi - Aile Saadeti
 | Erkekle kadın  arasındaki farklardan 
bazıları  |
 |
1
- ŞAHİTLİKTEKİ FARK :
İslâm, hakların ispat
ve tespîti için, âdil iki erkeğin veya bir erkek ve
iki kadının şahadetini şart kılmıştır.
Bu husus Kur'an'ı Kerimde meâlen şöyle beyan
edilmiştir:
"Erkeklerinizden iki
de şâhit yapın. Eğer iki erkek bulunmazsa, o halde
râzi (ve doğruluğuna emin) olacağınız şahidlerden
bir erkekle iki kadın (yeter bu suretle) kadınlardan
biri unutursa, öbürünün hatırlatması kolay olur.
(kolay olur)." (Bakara Suresi, 282)
Yukarıdaki hükümden
anlaşıldığı üzere bir hakkkın ispatı için iki
erkek şahitlik yapmadığında, bir erkekle iki
kadının şahitlik etmeleri lâzımdır. İki kadın bir
erkek yerine kâim oluyor. Bu farkın olması kadınla
erkeğin insanlık ve keremliliği ile alâkalı değil
ve kadının hürmete liyakâtının, şerefinin
aşağılığından da değildir. Malî tasarrufta
içtimaî meselelerde, evin ihtiyacını karşılamada ve
insanlar arasında vakî olan hâdiselere şâhit olup
mahkeme vesair işlerde çok zaman erkekler şâhitlik
ettiğinden, bâzı zaman kadınlardan da şâhitlik icap
edebileceği muhakkaktır.
Bizde, irade ve akıl
bakımından kadınlar, erkeklerden zayıftır.
Mahkemelerde ve pek çok
hadiselerde kadınlar hazır bulunup şâhitlik
etmediğinden böyle bâzı zaman vukû bulan
şahitlikler de unutkanlık, hata etmek veya heyecana
kapılarak yanlış ifade vermek ihtimaline binaen
hâkîmin huzurunda biri hata ettiğinde veya
unuttuğunda diğeri hatırlatmak için diğer bir
kadının şâhitlik yapması zarureti hasıl olmuş
olur.
İşte yukarda beyan
edildiği üzere beşerî ârızalar gibi pek çok sebep
ve zarûretlerden dolayı, iki kadın bir erkek
makamında kaim olarak hakimin huzurunda şâhitlik yapma
zarûreti beyan edilmiştir. Yoksa kadının insâni ve
kerem bakımından erkekten noksan olduğundan değildir.
FAHRUDDİN'İ RÂZİ
(R.A.) Tefsiri Kebirinde Kadınlardan biri unutursa,
öbürünün hatırlaması (Kolay olur) Cümlesinin
mânasını şöyle açıklıyor:
" Kadınların
yaratılışında yaşlılık ve soğukluk çok
olduğundan kadınların tabiatı çok zaman unutkanlık
üzerindedir. İki kadının İçtima etmesi ise, bir
kadına ârız olan unutmanın meydana gelmesi akılda
daha uzaktır. Binaenaleyh iki kadın bir erkek makamına
kâimdir.
Bir ata sözünde : "
Kadınların saçı uzun aklı kısa " denilmiştir.
Erkekle kadınların, din
ve akil cihetinden bazı farkların ve kadınların
erkeklere nazaran aklın ve dinen noksanlığın
olduğunu beyan eden şer'i delillerden bir tanesinin
meâli şöyledir ;
EBU SAİD'i HUDRİ (R. A.)
dan şöyle rivayet edilmiştir :
"Bir kurban veya
Ramazan Bayramındâ Rasûlullah (S.A.V.) Efendimiz
yanımıza namazgaha çıktı. Kadınların yanındân
geçti. Ve (onlara) ;
- "Kadınlar, sadaka
veriniz. Zîra bana cehennem halkı gösterildi, çoğu
sizler idiniz" buyurdu,
- (Kadınlar) : "Ya
Rasûlullah (S.A.V.) Neden?" diye sordular.
- Rasûlullah (S.A.V.) :
- "Çünkü siz
(ötekine, berikine) çokça lânet eder ve
kocalarınıza karşı küfranı nimet gösterirsiniz.
(Ne acâibdirki kendini zabdeden akıllı ve dininde)
mazbut kimsenin aklını sizin (aklınız) kadar eksik
akıllı ve eksik dinli hiç bir kimsenin gelebildiğini
görmedim.n buyurdu (Buhari, Müslim)
- "(Kadınlar) :
Aklımızın ve dinimizin eksikliği nadir? Yâ
Rasûlullah (S.A.V.) dediler.
- "(Rasûlullah
(S.A.V.) ; Kadının şahâdeti, erkeğin şahadetinin
yarısı değilmidir?" diye sordu.
- "(Kadınlar) :
Evet" dediler.
- " İşte bu aklın
eksikliğinden ve (kadın), hayız zamanında namaz ve
oruç tutmaz değilmi?" buyurdular.
- "Evet"
dediler.
-"İşte bu da
dininin eksikliğindendir." cevabını verdi.
Burada erkek ve
kadınların farklarını beyan eden hüküm bir umumî
hükümdür. O umûmi hüküm, kadın ve erkek
fertlerinden her ferde doğru olması lâzım gelmez,
Nitekim erkeklere taş çıkarır nice kadınlarda
vârdır. Hüküm ekseriyete binaendir.
Dinî noksanlığa
gelince, "Amel imandan cüzdür ve iman ziyade ve
noksan kabul eder" diyenler bu kelâmı nebeviyeyi
zahirine hamledip tevile hacet görmezler. İbadeti eksik
olanların dininide eksik sayarlar.
İmanın âmelden cüz
olmadığını kabul edenler ise, imanın esası, İslâm
ve dine ziyade ve noksan tertibi mümkün değildir.
Binaenaleyh bu ziyade ve noksanlık sıfata râcidir,
derler. Yâni îman esaslarına inanışta değil, amel
bakımından farklılıklar vardır.
Şu halde buradaki farkın
zâhiri yönden değil kadınların aklî yönden zayıf
ve hayız ve nifasdan dolayı âmeli yönden dinen noksan
olmasındandır. |
Mustafa Uysal
|