|
İslâmiyet'e mensup olmanın ve bu dine bağlanmama ilk şartı, müslüman kimsenin inancının sağlam ve doğru olması, yüce Allah'ın kitabı ve Peygamberi'nin (s.a v) sünnetine uygun olmasıdır. Müslüman; fazilet sahibi ilk müslümanların ve din imamlarının inandıkları şeylere inanır. Çünkü bütün ümmet; iyilik, itaat, takva ve yüce Allah'ın dinini doğru anladıklarına dair onların lehinde şehadet etmiştir. İnancımda müslüman olabilmem, şunları yapmamı gerektirir. 1. Kâinatın yaratıcısının,
hakîm (her şeye hükmeden), kadîr (her şeye gücü yeten), âlim
(her şeyi bilen) ve kayyûm (her şeyi tutan, koruyan) bir Allah
olduğuna inanmam lazımdır. Çünkü bu kâinattaki güzellik,
mükemmellik, düzen ve kâinatın parçalarının birbirine
muhtaç olması bunun en iyi delilidir. Şöyle ki; yüce kudret
sahibi olan Allah'ın (kâinata koyduğu kanunlar) olmasaydı kâinatın
yerinde kalması ve devam etmesi imkânsız olurdu. 2. Yüce Allah'ın
bu kâinatı, boş ve beyhûde yere yaratmadığına inanmam lazımdır.
Çünkü kemâl (noksansızlık) sıfatı ile vasıflanan Zât'ın
[Allah'ın (c.c)] yarattığı şeylerde beyhude davranması düşünülemez.
O'nun gönderdiği peygamber ve vahiy olmaksızın Allah'ın (c.c)
bu yaratılıştan ne kastettiğini etraflı bir şekilde anlamak
imkânsızdır. 3. Yüce Allah'ın
kendisini insanlara tanıtmak, onların yaratılış gayelerini,
neden yaratıldıklarını ve dönecekleri yeri onlara açıklamak
için peygamberler gönderip kitaplar indirdiğine inanmam lazımdır.
Bu kıymetli peygamberlerin sonuncusu, yüce Allah'ın sonsuza
dek bâki kalacak bir mucize olan Kur'ân-ı Kerîm ile
desteklediği Hz. Muhammed'dir (s.a.v.). Yüce Allah şöyle
buyurmuştur: 4. İnsanlığın
varoluşunun yegâne gayesinin; bizzat kendi açıkladığı şekliyle
yüce Allah'ı tanımak olduğuna inanmam, O'na itaat ve ibadet
etmem gerekir ki, O şöyle buyuruyor: 5. Allah'a inanan ve
O'na itaat eden mü'min kimsenin mükâfatının cennet, Allah'ı
(c.c) inkar eden ve O'na isyan eden kâfırin cezasının
cehennem olduğuna inanmam lazımdır. 6. İnsanın iyi ve
kötü amelleri, kendi irade ve arzusuyla işlediğine inanmam
lazımdır. Fakat hayırlı işler, ancak yüce Allah'ın tevfik
ve yardımı ile meydana gelir. Kötülük ise yüce Allah'ın
iradesinin etkisiyle değil, ancak O'nun için ve iradesi çerçevesinde
vuku bulur. 7. Kanun koymanın
yalnız yüce Allah'ın hakkı olduğuna ve Allah'ın (c.c) koyduğu
kanunlara tecavüz etmeye hiç kimsenin hakkı olmadığına
inanmam lazımdır. Müslüman alimlerin ise ancak, yüce Allah'ın
ortaya koyduğu kanunlar çerçevesinde bazı hükümler çıkarmak
için ictihad edebileceklerine inanmam lazımdır: 8. Yüce Allah'ın yüceliğine
layık olan isimlerini ve sıfatlarını öğrenmem lazımdır.
Ebû Hüreyre'den (r.a) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v)
şöyle buyurmuştur: 9. Hz. Peygamber'in
(s.a.v) tavsiyesine uyarak yüce Allah'ın zâtı hakkında değil,
yarattıkları hakkında düşünmem lazımdır. 10. Yüce Allah'ın sıfatlarına gelince; Kur'ân-ı Kerîm'in birçok âyeti onlara işaret etmiştir. Ulûhiyyetin yüceliği bu sıfatlara sahip olmayı gerektirir. Mesela yüce Allah'ın bekâ (devamlılık) ve kıdem (başlangıcı olmamak) sıfatlarına işaret eden âyetler vardır. Yüce Allah'ın muhalefetün li'l-havadis (sonradan varedilmiş olan yaratıkları benzemediği), çocuk, baba, eş ve benzerlerinden münezzeh olduğuna delalet eden âyetler vardır. Yüce Allah'ın kudretine, büyüklüğüyle her şeye galip geldiğine ve ilminin her şeyi kuşattığına delalet eden âyetler vardır. Yüce Allah'ın iradesine ve bu iradesinin bütün irade ve arzulardan üstün olduğuna delalet eden âyetler vardır. Yüce Allah'ın mükemmel hayat sahibi olup bu sıfatı ile vasıflandığına delalet eden âyetler vardır. Yüce Allah'ın kudretine, büyüklüğüyle her şeye galip geldiğine ve ilminin her şeyi kuşattığına delalet eden âyetler vardır. Yüce Allah'ın iradesine ve bu iradesinin bütün irade ve arzulardan üstün olduğuna delalet eden âyetler vardır. Yüce Allah'ın sonsuz ve insan aklının kavrayamayacağı sıfatlarına ve mükemmelliğine delalet eden pek çok âyetler vardır. O, bütün noksanlıklardan münezzehtir. O'nu övmenin sınırı yoktur. O, kendini övdüğü gibidir.(Bkz; Şehid İmam Hasan el-Benna, ` Akaid Risalesi" ve Abdulhahk’ın "Kadayâtü'I- Killiye lil-hikâd" adlı eseri. ) 11. İmanla ilgili nasslarda te'vil (yorum) ve ta'til (iptal)'e son vermek ve inançla ilgili terimlerin manasını Allah'ın (c.c) ilmine havale etmek için selefin (ilk devir müslümanlarının) akâidle ilgili görüşlerine tabi olmanın daha iyi bir davranış olduğuna inanmam gerekir. Ayrıca sonraki alimlerin akâidle ilgili nasslarda yaptıkları yorumlar, onların kâfir veya fasık olduklarına hükmetmeyi gerekli kılmaz. Selefiye mezhebine inanmakla, akâidle ilgili konularda, eskiden ve şimdi yapılmakta olan uzun tartışmalara lüzum kalmaz. 12. Yüce Allah'ın
peygamberlerine gönderdiği vahiy çerçevesinde yalnız
kendisine ibadet etmeyi ve diğer kimselere boyun eğmemeyi
bildiren davetine uyarak yüce Allah'a ibadet etmem ve O'na hiçbir
şeyi ortak koşmamam gerekir. 13. Yalnız
Allah'tan (c.c) korkmam ve başkasından korkmamam gerekir. Bu
korkum, O'nu kızdıran ve O'nun haram kıldığı şeylerden
beni uzaklaştırmalıdır. 14. O'nu zikretmem
ve bu zikrime devam etmem lazımdır. Ayrıca susmamın tefekkür,
konuşmamın zikir olması gerekir. Çünkü Allah'ı (c.c)
zikretmek, en kuvvetli ruh ilacıdır. Zikir, zamanın
felaketleri, hayatın keder ve musibetleri karşısında en
etkili silahtır. İşte insanlığın bugün kendisine ihtiyaç
duyduğu,şey fikir silahıdır. Yüce Allah şu sözüyle bunu
doğrulamaktadır: I5. Ve Allah'ı (c.c)
öyle sevmem gerekir ki, bu sevginin kalbimi, Allah'ın (c.c) yüceliğine
aşık kılması, O'nun yolunda daima iyi işlerle uğraşma sağlayan
ve O'nun yolunda canımı feda etmeye ve savaşmaya hazırlayan
bir bağla Allah'a (c.c.) bağlanmalıdır. Dünya malı veya sıkı
akrabalık bağlan, bunları yapmama engel olmamalıdır. Yüce
Allah'ın şu âyetine boyun eğmem lazımdır: 16. Her işimde
Allah'a (c.c) tevekkül etmeliyim ve her işimde O'na güvenmeliyim.
Bu güven, bana kendileriyle güçlükleri yeneceğin bir
kuvvet ve manevî güç verir. 17. Sayısız
nimetlerinden, sonsuz fazilet ve rahmetinden dolayı Allah'a (c.c)
şükretmem lazımdır. Şükretmek; nimeti veren, iyilik yapan
ve ihsanda bulunan kimseye karşı terbiyeli durmak özelliğidir.
18. Yüce Allah'tan
af dilemem ve devamlı tevbe etmem lazımdır. Çünkü af
dilemek günahların affedilmesine ve imanın yenilenmesine
vesile olduğu gibi sevinç ve huzur sebebidir. 19. Yüce Allah'ın
şu âyetini kendime şiar yaparak gizli ve açık hallerimde
Allah'ın (c.c) gözetimi altında olduğumu hissetmem lazımdır.
O, şöyle buyuruyor: |